• 04 Mayıs 2017, Perşembe 17:20
SabahnurDEMİRCİ

Sabahnur DEMİRCİ

Kakule

Bitkilerin Dünyasından…

 

Bu ay bir değişiklik yapıp biraz da üzerinde çok çalışma olmayan ama bizde geleneksel olarak çok bilinen ve sevilen bir 

bitkiyi sizlere anlatmak istiyorum.

Kakule bu ayın konusu.

Bitki karışımlarında içerikteki bitkilerin hepsinin görevleri farklıdır. Her zaman mutlaka bir fonksiyon veya fayda amaçlı 

değil, bazan da aroma ve lezzet vermek amacıya bazı bitkiler kullanılır.

Kakule de bunlardan birisidir. Öncelikle karışımlara hoş lezzet ve aroma katmak amaçlı kullanılır. Öte yandan geleneksel 

olarak faydaları da bulunan bir bitkidir.

Kakule, zencefilgiller ailesinden Elettaria ve Amomum cinslerini kapsayan bitkilerin genel adıdır. Batı ve Güney Hindistan, 

Güneydoğu Asya’nın sıcak bölgelerinde yetişen, 4-5 m boyunda, büyük yapraklı çok yıllık bir bitki cinsidir. Özellikle Güney 

Hindistan’ın bataklık ormanlarında yabânî olarak yetişir. Kullanılan bölümü tohumlarıdır.

MÖ 1000’li yıllarda Hintliler kakuleyi çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanırlarmış. Antik Mısır’da ise kakule çeşitli 

parfüm karışımlarında kullanılmaktaydı. Hala günümüzde baharatlı parfümlerde kullanılan önemli bir koku kaynağıdır.

Hoş lezzeti ve kokusundan dolayı daha çok baharat olarak kullanılır. Üzerinde çok fazla bilimsel çalışma 

bulunmamaktadır. Bakteri ve virüsler üzerinde etkilidir. O nedenle soğuk algınlığı, bronşit, öksürük, yüksek ateş 

şikayetlerinde destekleyici bir bitkidir. Ayrıca bağışıklık sistemimizin güçlenmesine yardımcı olan kakule, ağız ve 

boğaz yangılarında da etkilidir. Sindirim sistemini rahatlatan bir bitkidir, karaciğer ve safra şikayetlerinde , iştahsızlık 

durumunda faydalıdır.

Baharatların kraliçesi kakulenin dünya mutfaklarındaki kullanımına gelirsek; özellikle anavatanı Hindistan' da, birçok

baharat karışımının temel malzemesi kakuledir. Baharatlı pilavlarının içine kimyon, karanfil, tarçın ve karabiberin yanısıra

kabuğuyla beraber kakule ekliyorlar. Kulfi denen kakuleli dondurmalar yapıyorlar. Ağır ateşte pişen et yemeklerinin

 , mideyi rahatlatan çaylarının içine birkaç kakule tanesi atmadan edemezler. Almanlar ve Ruslar ise ekmeklerini, 

pastalarını, keklerini ve hatta köftelerini kakuleyle baharatlandırıyor. Araplar, kahvelerini, kurabiyelerini kakuleyle

tatlandırıyor. Arapça ve Farsça’da “hel” olarak adlandırılan kakulenin havanda ezilip, kavrulmuş kahve ile karıştırılıp,

kahvede kullanımı da meşhurdur. Bizde de Antakya mutfağında kakule özel bir yere sahiptir. Tüm et yemekleri ve iç 

pilavlarda, keklerde, unlu mamullerde kakule inanılmaz bir lezzet ve aroma kaynağıdır. 

Soğuk günlerin sonuna geldiğimiz bu mevsimde kakuleyi mutfağınızda yemeklerinizden, fincanlarınızdaki çaydan eksik 

etmeyin. Baharat dünyasının kraliçesinin nimetlerinden faydalanmak lazım.

Keyifli günler..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık