• 04 Mayıs 2017, Perşembe 17:20
NahideGÜNLER

Nahide GÜNLER

Çin'de Çay

ÇİN’DE ÇAY

Çin’de çay içme geleneğinin 5000 yıl öncesine dayandığı söylenir. Çeşitli kaynaklardan 

aktarılan bir rivayet’e göre, M.Ö 2737’de İmparator Shen Nung, bir gün doğada bir ağacın 

altında oturmuş dinlenirken, hizmetkârların içmek üzere kaynattığı suyun içine, tesadüfen 

kamelya ağacının solmuş yaprakları düşer. Düşen yaprak, bir süre sonra suyun rengini ve 

kokusunu değiştirir. İmparator bu değişimi fark eder ve suyu içer. Ardından bedeninde bir 

ferahlık, zindelik hisseder. İşte, Çayın ilk keşfine ilişkin anlatılan bu rivayet, günümüzde 

de kahve’ye alternatif, keyif veren, yorgunluk gideren bir içecek olduğu görüşü ile birebir 

örtüşmektedir. Çayın tarihsel geçmişine baktığımızda, diğer ülkelerde olduğundan, çok daha 

fazla toplumsal etkiye sahip olduğunu görmekteyiz. Çin’de, uzun yıllar dinsel törenlerin 

malzemesi olan çay, daha sonraları yaprakları yenilen bir sebze veya tıbbi bitki olarak kabul 

görmüştür. Sui hanedanlığı döneminde (581-618) ilaç olarak kullanımı daha fazla öne çıkmış, 

4. Ve 5.yüzyılda Çaya, Pirinç, Tuz, Baharat, Zencefil ve Portakal kabuğu eklenerek farklı 

demleme yöntemleri denenmiştir. Çin’de bu usul demleme bir gelenek haline gelmiştir. Tang 

hanedanlığı zamanında(618-907) ise çay içmek, toplumun elit kesiminde sanatsal bir nitelik 

kazansa da, giderek bütün sosyal sınıfların temel bir içeceği olmuştur.

Çin de, çayın yaygınlaşmasına en fazla katkısı olan kesimin, Budist rahipler olduğu ifade edilir. 

İçtikleri çayın meditasyon sırasında saatlerce uyanık kalmalarını sağladığını keşfeden rahipler, 

uzun yıllar çay tüketirler, hatta bu nedenle pek çoğunun Çin’de çay yetiştirmeye öncülük

ettiği belirtilir. Örneğin, Çay ile ilgili önemli yazılı kaynaklardan biri olan “The book of tea”

kitabının yazarı Çin’li Lu Yu yetimdir ve bir manastırda yetişmiştir. Muhtemeldir ki, Tang

hanedanlığı döneminde yazmış olduğu kitabının esin kaynağı, Budist rahiplerin çaya olan

yoğun ilgileridir. Lu Yu kitabında, çay yetiştiriciliği, çay hazırlama ve içme geleneği, çayların

sınıflandırılması ve çay demlemede kullanılacak en iyi suyun niteliği konularına yer vermiştir.

Song hanedanlığı döneminde (960-1279) su içinde çırpılmış toz çay, oldukça popüler bir 

içecek iken, 1279-1368 Yuan hanedanlığı döneminde bu gelenek tamamen ortadan kalkmış, 

pek çok gelenek yabancılara özgü diye yok edilmiştir. Çinlilerin, bugünkü şekli ile çay içme 

geleneğinin, Yuan hanedanlığı döneminden sonra başladığı bilinmektedir.

Peki, çok uzun bir çay geçmişine sahip olan Çinin, çay üretim durumu bugün nasıldır? 

Çay tarım alanları daha çok Yangtze ırmağının kuzeyinde ve güneyinde, Çinin güney ve güney

batısında yoğunlaşmıştır. Bu bölgeler; Gansu, Shanxi, Henan, Shandong, Hubei, Anhui, 

Jiangsu, Hunan, Jiangxi ve Zhejiang, Guangxi, Guangdong, Fujian ve Hainan, Yunan, Sichuan, 

Guizhou ve Tibetin güneyini kapsamaktadır. Doğal formda en yaşlı çay ağacının Yunnan 

bölgesinde yaklaşık 1700 yaşında, kültüre alınmış bir çay ağacının ise yine aynı bölgede 800 

yaşında olduğu bilgisi, pek çok insanı hayrete düşürebilir.

Bugün, 10.000’den fazla çay üretim işletmesi bulunan Çin, diğer üretici ülkelere göre çok 

daha fazla çay çeşidine sahiptir. Farklı çay çeşitlerini demleme konusunda da “çay uzmanı 

ülke” sıfatına sahiptir. Çin’de, Camellia sinensis’den başlıca 5 çeşit çay üretilmektedir. Yeşil 

çay, Siyah çay (Red tea olarak biliniyor), Oolong tea, Preslenmiş-sıkıştırılmış çay (Compressed 

tea, black tea, dark tea, Pu-erh tea veya brick tea olarak’da tanımlanmaktadır.) ve aroma 

katılmış çay. Bu çaylar arasında ülkemizde üretilmeyen tek çay çeşidi Pu-erh tea’dir. Çinin 

Yunnan bölgesinde üretilen Pu-erh çayın en önemli özelliği uzun yıllar saklanabilmesi ve 

saklama süresi uzadıkça değer kazanmasıdır. 

2010 yılı verilerine göre, 1.970 bin hektar çay tarım alanına sahip olan Çin, Dünyada en fazla 

çay üreten ülke konumundadır. 2001-2010 arasında üretimde ki artış oranı %8 civarındadır. 

Üretim, 702 bin ton’dan 1.475 bin ton’a yükselmiştir. Dünya çay üretiminin neredeyse yarıya 

yakını (%35) Çin tarafından gerçekleştirilmektedir. Hektar başına ortalama verimi 749 kg’dır. 

Üretim artışı ile birlikte ihracat potansiyeli de artan Çin, dünya çay ihracatında önemli rol 

oynamaya başlamıştır. 2000-2010 yılları arasında ihracat miktarı 303 bin ton seviyesine 

yükselmiştir. Dünya çay piyasasında ki güçlü rakipleri Sri Lanka ve Kenya’nın ardından, 

ihracatta 3. sırada yer almaktadır. Oranı %15-18 arasında değişmektedir. 

Özetle, Çin’in en fazla ürettiği ve de tükettiği çay çeşidi Yeşil çay’dır. 2001 yılında 500 bin ton 

olan yeşil çay üretimi 2010 yılında 1.046 bin ton’a yükselmiştir. Çay tüketim miktarı 2010 

yılında 1.06 milyon tona yükselmiştir. Yeşil çay ihracat miktarı 234 bin ton’dur. Dünya yeşil 

çay talebinin %79’u Çin tarafından karşılanmaktadır. Çinin çay üretimine ilişkin bu genel 

bilgilerin ardından, Çinlilerin çok popüler iki deyişini paylaşmak istiyorum.

 “Onun içinde çay var.” Çinlilerin sevdikleri ve iyi insanlar için söyledikleri bir söz.

 “Çay, dünyanın gürültüsünü unutmak için içilir.” Çinli şair T’len Yi Heng’in bir sözü.

Kaynak: http://www.chinavista.com/experience/tea/tea.html 

www.teaboard.gov.in Tea statistics: The Chinese Scenario

.

İmparator Shennong’un çayı keşfetme mizanseni. 

Kaynak: http://www.china.org.cn/


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık