• 04 Mayıs 2017, Perşembe 17:20
MeltemÇakır

Meltem Çakır

Sonbahar ve Kış Sizin için Hastalık Mevsimi olmasın

Bir yandan havaların soğuması bir yandan da okulların açılması ve toplu taşıma araçları gibi kapalı mekanlarda geçirilen zamanın uzaması gibi nedenlerle mikrobik enfeksiyonlar,  özellikle nezle grip gibi viral hastalıklar kendini göstermeye başladı. Vücudumuzun ısı değişimlerine ve yeni koşullara uyum sağlaması için 2-4 hafta gibi bir süreye ihtiyacı var. Bu da sadece yumuşak mevsim geçişleriyle mümkün olur. Fakat günümüzde küresel ısınmanın da etkisiyle doğrudan yazdan kışa geçiyoruz. Havaların aniden ısınıp soğuması ile ortaya çıkan kısa süreli ısı değişimleri, vücudun adaptasyonunu da zorlaştırıyor. Bu durum, vücudumuzun strese girip bağışıklık sistemimizin zayıflamasına neden oluyor. Hem kolay bulaşması hem de vücudun hassaslaşması özellikle sonbahar- kış döneminde görülen gribal salgınlara yakalamamızı kolaylaştırıyor.  Bu dönemde bitki çaylarından destek alarak bağışıklık sistemimizi güçlendirerek kışı hasta olmadan, ilaç kullanmadan geçirmeyi hedefleyebiliriz. 

Kendimizi kışa hazırlanırken vücudumuzun direncini sağlamak ve koruyabilmek için Adaçayı, zencefil ve  ekinezya bitki çaylarından  faydalanabiliriz.

Ekinezya ülkemizde geleneksel kullanımı olmayan, ama Amerikan Yerlileri’nin binlerce yıldır kullandığı bir bitki.  Çiçeğinin rengi ve şekli o kadar hoş ve karakteristik ki, tüm dünyada bitki-meyve dünyasının temsilcisi olarak kullanılıyor.  Üzerine yapılmış birçok bilimsel araştırma da özellikle kök ve toprak üstü kısımlarının soğuk algınlığı için kullanımını destekliyor.   Ekinezya’nın kendine özgü   tadını lezzetlendirmek ve mikrobiyal etkisini artırmak için  zencefil, ıhlamur, karanfil gibi bitki ve baharatlarla birlikte tüketebilirsiniz. 

Kuşburnu ve kırmızı renkli tüm meyveler ise hem antioksidanlar hem de C vitamini açısından zengindir.  Mevsim geçişlerinde bağışıklığı güçlendirmek için meyve çayları da besleyici öğeleri ve lezzetleriyle çay saatlerinize keyif katabilir.

Eğer korunma aşamasını ihmal edip, boğazınızda hafif yanma ve ağrı hissediyorsanız size adaçayı, zencefil, zeytin yaprağı, karanfil, karabiberli, kekikli çaylar iyi gelecektir.  Antiseptik (yara kurutucu) desteğiyle Adaçayını limon ve balla da deneyebilirsiniz.   Bir alternatif olarak 2 poşet çay Adaçayını 1 kupada 5 dakika kadar demleyip, ılık bir şekilde gargara yapabilirsiniz.  Tuzlu suyla gargaraya göre daha doğal ve etkili bir alternatiftir. Bir de öksürük ve üst solunum yollarında enfeksiyon da size eşlik ediyorsa eski dostumuz ıhlamur en büyük destekçiniz olacaktır.   Ihlamur iltihap giderici ve ağrı kesici etki gösterirken, çiçeklerindeki müsilaj etkisi boğazınızı yumuşatarak, tahrişi önleyecektir. Ihlamur çayınızı ister sade ister tarçın, karanfil veya bal ekleyerek de keyifle tüketebilirsiniz.

Sağlıklı, keyifli günler dileğiyle.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık