• 04 Mayıs 2017, Perşembe 17:20
MelisÖZER

Melis ÖZER

Çay’ın da Dile Olsa Derdi Çoktur Elbet

Ezgilerini duyduğumda içime işleyen Karadeniz’in müziği, köyü, evlerin reisi, anası, kemençenin sesi, boğazların sıcak nefesi nazlı yeşil yaprak dalı…

Nasıl bir tatsın ki sen, şairlere ilham perisi olmuş, seni demleyenlerin uzmanlık mesleği haline gelmişsin. Sevinçlerde, hüzünlerde, mutluluklarda, birlikteliklerde hep sen varsın.

Birde özel günlerde tabi. Bayramlar mesela… Bütün ailenin, misafirlerin, herkesin bir araya toplandığı güzel bir günde yine başköşede olmakta bir ayrıcalık.

Haydi kahvaltıya denilince çay demlendi mi ki sorusunu da beraberinde getirmek sensiz kahvaltının mümkün olmayacağını gösteriyor.

Senli sofraların hepsinde de huzur ve mutluluk dolu. Elden ele uzatılan çay bardakları, o da içer diye küçük çocuklara su ilave edilerek verilen ikramlar, çayın suyu bitti kaynatalım diye bekleyen kahvaltı tabakları ve sonunda köşelere çekilerek yapılan keyif yudumları. Hiçbir şey senin sağladığın birlikteliği veremez, herkesi aynı yerde birleştiren tek bir şey var ki oda senin al renkteki saflığın. İçmezsem başım ağrır dedirten tek sıcak sensin.

Kim bilir belki de tam olarak olması gereken yerde değilsin. Yerin elbette ki zirve ama çoğu zaman istatistik oranlar bunu sarsıyor. Yıpranıyor, yıpratılıyorsun.

Masum yeşilliğinden ayrılıp, kararıp solunca demliğe düşerek, içene işleyeceğin insanları beklerken, ne kadar da çaresiz görünüyorsun. Kim bilir belki sende bu aşamaya kadar yeterince değerli olmadığının düşünüyorsundur. Ancak bir bilsen seni içebilmek için insanların kendilerine vakit ayırdığını, senin yanındayken bütün sırların açığa çıktığını. O zaman sende anlarsın ki insan için, milletimiz için cansın, kansın. Sensiz tadı olmaz soframızın, evlerimizin, şehirlerimizin. Karedeniz rengini, ışığını, neşesini, bereketini, gelirini kaybeder sensiz. Varsın istatistikler değişsin, sen tokurdadığın sürece yerin hep zirvede.

Hiçbir zaman bıkmadan toprağından taşarak yağmur, çamur dinlemeden berrak bir halde ait olduğun yere gitmek için bereketinden hiçbir şey kaybetmedin. Yabancı eller değdi. Yine de sabırla bekledin. Hatta yetmedi seni klonlamaya çalışıp ‘kaçak’ adında benzerini çıkardılar da yine tadına engel olamadılar. Bereketlisin diye seni aceleye getirip o narin dalına makas vurdular yine de sitem etmedin. Her zaman masamızın en güzel yerinde bizlere hizmet etmek için bekledin. Bilirim ki sen, tadın ile rengin ile ders verdin seni hırpalayanlara.

Yazık olsun ki seni yabancılaştırıp prim elde etmeye çalışanlara. Rengini bayraktan alan kan kırmızısına boya karıştıranlara yazık olsun. Karadeniz’e ihanet edenlere yazık olsun.

Bayramlarda seyranlarda, eşle dostla bizi bir araya getiren değerli çay sana sonsuz teşekkürler. Unutma ki her ne kadar üzerine gelip seni gereğinden fazla hırpalasalar da, sen narinliğinden ve sakinliğinden hiçbir şey kaybetme. Yine Çayeli nehri gibi gürle, hiç solmayan yeşil rengini koru ve hiçbir zaman tükenme. Çünkü bir yerlerde senin için mücadele edenler var. Senin için kanunlar çıkaran, yabancı ellerden korumaya çalışanlar var. Üstelik bunları duyurabilen bir de gazete.. Seni olduğun tatla kabul edip, başkalarına da kabullendirmek için çalışan insanlar kazanacak.

Ve bilmeliyiz ki çayı çay yapan özellikler milletimizin de milli iradesinin bir yansımasıdır. Bize özgü değerleri kaybetmeyelim, el uzatıp başkalaştıranlara da müsaade etmeyelim.

Çayımız dili de gözü de kulağı da biz olalım. Her zaman birlikteliğimizin öncüsü, beraberliklerimizin yegane temeli olsun.

Karadeniz çayımız, çayımız da Türk Milleti’nin Olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık