• 04 Mayıs 2017, Perşembe 17:20
MelisÖZER

Melis ÖZER

Benliğime dost kazandıran çay

Gönül ne çay ister ne kahve gönül sohbet ister dost bahane…

Tarihini attığım kıymetli anlardan birinde kulağımda kalan değerli söz…

Her defasında bana dost kazandıran çay bu sefer bambaşka bir şekilde ele geçirdi benliğimi..

Beni şu hayatta teslim alabilen tek varlık!.. Evimde, cafelerde, misafirlikte, her an karşıma çıkan ve bir kez olsun yolumu değiştirmeden sımsıkı tuttuğum güneşin ışığı…Sen ki yüzüne vuran güneş ışığını en değerli zümrüt taşından bile daha güzel gösteren nazlı yar…

Bilirim ki her şeyini insanların yoluna dökmüş tevekkül edersin. Seni tutan ellerin yüzünde bıraktığın mutluluğun bir dönüşü olsun istersin. Ancak bizler insanoğluyuz işte senin narinliğini göremediğimiz anlar olur ve yeri gelir bereketinden seni kurda kuşa yem ederiz. Yabancı eller dokunmasın diye beyazlara bürünür gizlenirsin de zamanı gelir diye güneşi bekleriz. Nazının geçemediği güneşte kendini teslim etmeni bekler seni ele geçiririz.

Benliğini saldığın o en güzel mevsimlerde toplanarak bohçalarda sıkışan bedenin tadını kaybetmesin diye beklersin çaresiz… Dalın da kalsan kimi evimizin bir ferdi gibi saklarız süslü kavanozlarımızda. Süslü demişken hani gerçekten de süslü. Öyle çikolatalar, kurabiyelerden ardakalan teneke kutularda değil. Senin için özel olarak tasarlanmış kavanozlarda. Herkesin dilinde, kaleminde, sözlerinde mutlaka bir kez olsun adın geçer. Hatta bir İstanbul bir de seni şairlere şiir yazdıran ilhamın bir an olsun eksik olmaz. Belki en büyük dert sende lakin maşuku da filizinde saklıdır… Seni sevdik aşık olduk, sen bereketini sundun maşuk olduk.

Hiç yeşiline dokunamadım elbette. Bir kez olsun koklamadım. Ancak kadifeye benzetiyorum seni en sevdiğim doku olan kadifeye… Hep en kara halini gördüm. Kömüre dokunamazken avucumda tuttuğum tek kara sen oldun. Kaşıkla demliğe dökülen tanelerini, içerken ağza gelmesin diye süzdüğümüz tanelerini ben her defasında içime çektim. Yeşiline dokunmak paha biçilemez bir duygu olsa da siyahında ayrı bir tat vardır diye...Öylesinde zaten… Çok başka bir tatsın ki bilmeden aşık ettin beni kendine. Benim baktığıma herkesler bakıyor elbette ancak benim sende gördüğümü herkes göremiyor ki. ‘Bir çay daha istiyorum’ derken, neden bir çay daha içtiklerini bilmiyorlar. ‘Bu da çay’sız gitmez şimdi’ derken, çayın eşlik ettiğinin farkına varamıyorlar…

Neden günde en az iki bardak çay içtiklerini, ikramlarda ilk neden çayın sunulduğunu bilmiyorlar. Aslında yiyip içilenlerde, değil de marifetin sende gizli olduğunu anlayamıyorlar. Her şeyden sonra sen geliyorsun belki ama assolistler hep en son çıkar ve zihinlere adını kazır.. "en güzeli en sona saklamış " olmanın marifetidir bu.. Böylesine mühim deliller varken herkesin sana aşık olduğunu söylememek olmaz tabii. Hele bendeki sevgin hala yazarak bitiremediğim sözlerimde gizli.

Ancak ben herkes gibi sevdiğimi söyleyemem tek gerçek sevdiğim değil sevgim’dir… Herkes aşık olur, herkes sever lakin sevilenin yüreklere dokunuşu farklıdır. Sen ki hayalini kurduğum şehre ulaşmanın mutluluğunu yaşarken ben başka bir şehri hayallerime kattın. Ayrı bir dünya farklı bir heyecan sundun. Bir de öylesine işledin ki içime ömürlük hatır bıraktın bende.

Yağan yağmurun bereketinde kollarımı açıp şükrettiğim gibi kucaklayabildiğim kadarını yüreğime alıp merhametine sığınıyorum. Yaşamaktan mutlu olduğum bu eşsiz tadını bir an olsun eksik etme diye… Denizlerinde ötesinden sevdim seni… Aramızda mesafeler olmasına rağmen bakmadan hissederek sevdiğim ey sevgili nasıl da güzel bir ikram sundun öyle. Kendin başlı başına mucizevi bir ikram iken değerli radyo kanalında TRT Tranzon’dan sesimizi duyurma fırsatı sağladın.

Ben ki seni ince belli bilirdim, bilmezdim içindeki gizli hikayeleri çaya adanmış hayatları umutları… Taa ki çayın gazetesi olur mu? Diyenlere inat yazmaya başlayıncaya kadar… Sana şükran borcumuzu yerine getirirken bir kez daha gösterdin cömertliğini. Senden bize daha fazlasını verip ‘bunlardan beni seviyor’ diye duyurdun sesimizi. Ne mutlu ki dile gelen duygularımıza. Ve yine ne mutlu ki yüreğine dokunduğumuz insanlara..


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık