• 04 Mayıs 2017, Perşembe 17:20
AhmetAlbayrak

Ahmet Albayrak

Paralel Pazar

Merakla beklediğimiz, Türk çayının dünyaya tanıtımı için büyük umut bağladığımız “beyaz çay” satışa çıktı. Bu kadar çok önemsediğimiz, bu kadar değer verdiğimiz bel bağladığımız çayımızın lansmanını maalesef hak ettiği şekilde yapamadık.Türk çayını dünyaya tanıtacak ürünü biz kendimize doğru tanıtamadık. Tanıtımın basın toplantısı havasında yapılması ilk yanlışlık, ardından basında “beyaz çayın” sadece fiyatının pahalılığıyla gündeme gelmesi ise ikinci büyük yanlışlık. Çaykur’un çok kaliteli tanıtımlar yapacak gücü çok şükür var ama neden bu gücünü kullanmaz halen anlamış değilim.Gelelim beyaz çay ile ilgili ikinci meseleye, Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu toplantıda aynen  şu sözleri söyledi; “ Beyaz çayın satışını sadece e-ticaret metoduyla gerçekleştireceğiz. Bayilere vermeyeceğiz. Böylece e-ticaret kanalı da devreye girmiş olacak. Alıcılar ÇAYKUR'un satış sitesinden isteyebilecek ve kargoyla evlerine kadar gidecek. Kargo dahil 20 gram ambalajla tüketiciye 80 liraya ulaşacak” dedi. Dedi ama bugün internette birçok sanal mağazada beyaz çay karaborsaya düşmüş fiyatları ikiye katlanmış durumda.

Toplu satış yapılmayacak denildi o yüzden internette diğer satış kanallarından satış yapanlar muhtemelen farklı kullanıcı isim-leriyle sipariş verdiriyorlar ve resmen paralel bir pazar oluşmuş durumda. Bu kişiler tespit edilmeli, diğer internet siteleriyle iletişime geçilip satışların engellenmesi gerekiyor. Engelleme olmazsa zaten 370 kilo olan çay tüketiciye ulaşmadan karaborsacılar tarafından bitirilecek ve fahiş fiyatlarla tekrar pazara sürülecek. Bütün bunlardan en büyük zararı Çaykur markası görür.

Bitki ve meyve çayları pazarında büyük bir atılım gerçekleştirildi. MÜMSAD öncülüğünde, Doğadan, Lipton ve Martin Bauer firmaları bir araya gelerek bitki ve meyve çayları pazarını arttırmayı hedefliyor.Ülkemiz çay tüketicisinin damak tadı siyah çaya endeksli ve bu damak tadı olmaktan çıkıp bir kültür haline gelmiştir. Böyle bir kültürü, alışkanlığı ve damak tadını değiştirmek ilk bakışta zor gibi görünse de yapılacak doğru hamlelerle ülkemizde ki çay tüketicisine, dünyada başka çaylar da olduğu hissettirilebilir. İnsanlar poşetli bitki ve meyve çaylarına alışırsa bundan sonra ki adım poşetli siyah çay tüketimine alışmak olur. Bu da aslında sektörün en çok gerçekleşmesini istediği tüketici alışkanlıklarının başında geliyor. İnsanlar poşetli siyah çay kullanırsa daha az çay ile daha çok kazanç elde edilebilecek. Ülkemizde ki dökme çay alışkanlığı yüzünden çay firmaları hak ettiği kazançları elde edemiyorlar. Şimdi olaya çok farklı bir pencereden bakacağım. Ülkemizde üretilen çay iç pazara yetmiyor ama biz yıllık 50 bin ton çay ithal etmeyi hedefliyoruz. Bunun gerçekleşmesi için her yıl kenarda 50 bin ton çayımız kalması gerekiyor. Eğer bu tarz kampanyalarla çay tüketim alışkanlıklarımız değişirse her yıl ihraç etmelik çayımız kenarda durur. Tabi kaliteli olması şartı ile.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık