• 04 Mayıs 2017, Perşembe 17:20
AhmetAlbayrak

Ahmet Albayrak

Acı itiraf

Sene 2010, aylardan da ya Mart ya da Nisan’dı… O zamanlar gazetemiz henüz çıkmamıştı ama çıkması için var gücümüzle çalışıyorduk. Çayı biliyorduk ama sektörü henüz tanımıyorduk. İşte bu bahsettiğim tarihlerden bir gün tesadüfen açtığım Çay Televizyonu’nda şöyle bir alt yazı vardı: “Yeni Çay Kanunu taslağı çalışmaları tamamlandı.” Biz de merak ettik oturduk, başladık izlemeye. Amacımız taslak hakkında bir şeyler öğrenmeye çalışmaktı ama tartışmalardan başka hiçbir şeye şahit olamadık. Velhasıl bu yeni çay kanunu her yıl ufak bir gündem oluşturarak az da olsa gündemde kalmayı becerdi.

 

Gazetecilik bölümünde okumaya başladıktan sonra bende gazetecilik refleksleri gelişmeye başladı. Artık her olaya eskiden baktığım gibi bakmıyordum. Yeni çay kanunu taslağıyla ilgili birkaç duyum aldıktan sonra da bu konuyu araştırmak istedim. Bu kadar insanın aylarca emek verdiği bu çalışmaya ne olmuştu acaba diye merak ediyordum. Bu merakı gidermeden önce gelin beni araştırmaya iten duyumları ve yeni çay kanunun hazırlanış, ardından oluşan stand by sürecinden biraz bahsedelim. Güzel ülkemizin güzel başkentinden Rizemiz’e ara sıra ziyaretler oluyormuş. O ziyaretlerde de bizim hemşerilerimiz haliyle sormuşlar biz size böyle böyle bir şey göndermiştik, onun hali nedir ne değildir diye… Misafirlerimiz de yol yorgunuydular herhalde ki “siz o konuları hiç açmayın o konuları hiç alevlendirmeyin” demişler. Kendilerine göre haklıdırlar diyerek şimdi yeni çay konunu taslağıyla ilgili sizi zaman tüneline götüreceğim. Bu kanun için neler yapıldı, kanunun içeriği neydi, kimler istedi kimler istemedi ve şu an kanun nerede?

 

Ulusal Çay Konseyi Başkanı B.Ali Bayramoğlu ve Rize Ticaret Borsası Başkanı Mehmet Erdoğan’ın önderliğinde Temmuz 2009 tarihinde başlanan çalışmalar ertesi yılın Haziran ayında meclise gönderilecek şekilde hazır hale getirilmişti. Çalışmaların bittiği gün Ulusal Çay Konseyi Başkanı ve dönemin Rize Milletvekili Ali Bayramoğlu, sektörde çok küçük bir kesim dışında herkesin mutsuz ve şikayetçi olduğunu, her geçen gün sektörün değer kaybederek, müstahsillerin gelirinin azaldığını söylemişti. Sözlerinin devamında ise “sektörün tamamen yok olmasına seyirci kalmadık ve sorumluluk sahibi insanların yapması gerektiği gibi, popülizm yapmadan, bir yıllık çalışmanın ürünü olarak ortaya bu taslağı çıkardık” demişti. Şimdi burada bir nefes alıyoruz ve o yıllarda Sayın Bayramoğlu’nun mensubu olduğu partiden arkadaşı aynı zamanda dönemin diğer Rize Milletvekili Lütfü Çırakoğlu’na kulak veriyoruz.  Çırakoğlu, henüz kanun yapım aşamasındayken yapılan çalışmayı yerden yere vuruyordu. Çırakoğlu yaptığı açıklamalarında hazırlanan Çay Kanunu Tasarısı’nda AK Parti’nin herhangi bir çalışmasının olmadığını, hazırlanan çay kanununu okuduğunda kişisel olarak kabul edilemez olduğunu söylüyordu. Ayrıca Çırakoğlu hazırlanan taslağın bakanlığa gönderilmesi halinde Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’ndan geçmesinin imkansız olduğunu geçse bile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne gitmesinin çok büyük bir ütopya olacağını kendinden çok emin bir şekilde dile getiriyordu. Çay kanununda çalışmalar bittikten kısa bir süre sonra RTB Başkanı Mehmet Erdoğan bir basın toplantısı düzenleyerek “Çay Kanunu Taslağını, ihtiyaç hasıl olana kadar gündemimizden çıkardık” diyordu… Diyordu ama çay kanunun içeriğinden ve sektöre getireceği yeniliklerden de bahsetmeden geçemiyordu.

 

Yukarıda ki tezatlığa baktığımızda aslında o günlerden çay kanunun şu anki hallere geleceği çok bariz bir şekilde belliydi. İlk satırlarımda da bahsettiğim gibi çay kanunu ile ilgili gündem yılın belli bölümlerinde hep sıcak tutuldu. Sektör için ne kadar gerekli olduğu hep konuşuldu hep yazıldı. Peki, çay kanunu şimdi nerede? Bildiğiniz gibi çay kanunu yasalaşması için bakanlığa gönderildi. Ben de bütün bu yukarıda ki araştırmaları yaptıktan sonra bakanlığı arayarak hazırlanan yeni çay kanunu hakkında bilgi almaya çalıştım. Uzun bir telefon trafiğinden sonra acı bir itiraf geldi “yeni çay kanunu” çoktan bakanlığın tozlu raflarında yerini almıştı. Bütün bu gelişmeler dahilinde bakanlığın yeni bir projesi olabileceğinden veya yeni bir yol haritası çizebileceği düşüncesiyle olaylara “yukarıda da olduğu gibi” kişisel yorumlarımı katmıyorum. Çay kanunu için gelişmeleri hepimiz bekleyip göreceğiz.

 

Özel teşekkür

Eğitim hayatına yeniden başladığımdan dolayı yaklaşık bir yıldır Çay Dünyası Gazetesi’nde yazmıyordum. Beni yeniden yazmaya sevk eden hadise geçtiğimiz günlerde tesadüfen gördüğüm bir köşe yazısı oldu. Metin Topçu’nun 15 Nisan 2013 tarihli köşe yazısında bana ithafen yazdığı satırlardan dolayı kendisine teşekkürü bir borç bilirim. Ayrıca yazısını bu kadar geç fark ettiğim için de kendisinin buradan affına sığınıyorum. Rize’ye havaalanı projesi çalışmaları için gösterdiği üstün gayretten ötürü kendisini bir kez daha bir Rizeli olarak kutluyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık