Organik Gübre Uygulanmalı

Organik Gübre Uygulanmalı

Organik Gübre Uygulanmalı


Gübre Doğru Zamanda Doğru Miktarda Kullanımalı
GÜBRETAŞ firmasından kısaca bahseder misiniz?
Türkiye’deki tarımsal verimliliği artırmak amacıyla 1952’de Bakanlar Kurulu kararıyla kuruluş kararı alınan GÜBRETAŞ (Gübre Fabrikaları T.A.Ş.) , ülkemizin ilk kimyevi gübre fabrikası olan İskenderun’daki tesisleriyle 1954 yılında üretime başladı. 1960’lı yıllarda Kocaeli-Yarımca’daki ikinci fabrikasıyla üretim kapasitesini güçlendirdi. 
60 yılı aşan tarihinde sektörde çok sayıda ilklere öncülük eden şirketimiz, 1986’da açılan borsada işlem gören ilk kurumlardan biri oldu. 1993’te özelleştirmeyle ana hissedarımız Tarım Kredi Kooperatifleri olurken, şirketimiz özellikle son 10 yılda hızlı bir büyüme sağlayarak sektördeki liderliğini pekiştirdi.
Bu dönemde lojistik altyapısını ve pazar etkinliğini güçlendiren GÜBRETAŞ, Kocaeli ve İzmir’deki üretim tesislerinin yanı sıra Türkiye genelindeki 7 bölge müdürlüğü, 5 lojistik merkez, 2 liman, 3 laboratuvar ve 2700 civarındaki satış noktasıyla ülke tarımında verimlilik ve kalitenin yükseltilmesi için çalışıyor.
Şirketimiz, 2008 yılında liderlik ettiği bir konsorsiyumla İran’daki Razi Petrokimya tesislerini satın alarak Cumhuriyet tarihinin yurtdışındaki en büyük sanayi yatırımına imza attı. GÜBRETAŞ’ın Türkiye merkezli iştirak şirketleri arasında 2008 yılında kurulan NEGMAR Denizcilik A.Ş. kuru yük taşıma filosunu genişletiyor. NEGMAR Denizcilik bünyesine 2010’da İstanbul Lines firması ise Ro-Ro taşımacılığı yaparken; Etis Lojistik adlı firma ise lojistik hizmetleri ve kara taşımacılığı alanında hizmet veriyor. GÜBRETAŞ, 2007’de gerçekleştirdiği bir girişim sonrasında 2009 yılında Tarım Kredi Kooperatifleri işbirliğiyle TARKİM Bitki Koruma A.Ş. firmasını kurarak, bu iştirakiyle zirai koruma ilaçları alanında faaliyet göstermeye başladı. 
Sektördeki yükselişine paralel olarak sosyal sorumluluk alanında da önemli projelere öncülük eden GÜBRETAŞ, özellikle son 5 yılda oluşan iştirak şirketleriyle de ülkemiz için katma değerler üretmeye devam etmektedir.


Toprak verimliliğinde organik maddenin (gübre) önemi nedir?
Türkiye topraklarının %70’inden fazlası organik madde bakımından yetersiz durumdadır ve organik gübre uygulamalarına zamanla hız vermek kimyasal gübrelerin olumsuz etkilerinin minimize edilmesinde bir etken olabilecektir. Ayrıca organik gübrelerle kimyasal gübrelerin kullanım miktarları azalacak ve mevcut olumsuzlukların oluşması engellenebilecektir.
Kimyasal gübreler, uzman kontrolünde analiz sonuçlarına dayanarak hazırlanmış bir gübreleme programı ile uygulandığında, çevre üzerine olumsuz etkileri azalarak ekonomik ve yüksek verim potansiyeli sağlanmış olacaktır. Bu amaçla toprak, bitki ve su analizleri gübre uygulamasında temel faktörler olarak ele alınmalı, ayrıca uygun sulama sisteminin seçilmesi de göz önünde tutulmalıdır. Gübre tüketimini minimize eden ve en etkin gübreleme sağlayan damla sulama yönteminin uygulama sahalarının uygun olduğu alanlarda yaygınlaştırılması sağlanmalıdır.
Toprak analizleriyle, azotlu gübrelerin yanlış ve fazla uygulanması engellenerek, yeraltı sularında ve göllerde nitrat kirliliğinin önüne geçilmelidir. 
Yoğun kimyasal gübreye maruz kalmış alanlarda yetiştirilen ürünlerin insanlar ve hayvanlar tarafından tüketilmeleri bu alanlardaki zararlı bileşiklerin canlı bünyelerine geçmesine neden olabilecektir. Bu nedenle bu alanların da ıslah edilmesi gerekmektedir.

2013 yılı GÜBRETAŞ için nasıl geçti? Kısaca değerlendirmesini yapabilir misiniz?
Bu yıl için 1 milyon 600 bin ton satış hedefimiz vardı. Aralık ayı verilerine göre bunu yakalayacağımızı görüyoruz. Böylece yeni satış rekoruna ulaşmış olacağız. Konsolide ciromuzun ise 2.4 milyar TL civarında tamamlanmasını hedefliyoruz. Tabii, bu seneyi de önemli bir kârla tamamlayacağız. Önümüzdeki yıl için satış hedefimizi 1 milyon 650 bin ton olarak bütçeledik. Konsolide ciroda ise 2014 yılında 2,5 milyar TL’ye ulaşmayı planlıyoruz.


Çaylıkların kullanımında ve gübrelenmesinde yapılması ve yapılmaması gerekenler üzerinde bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Biz şirket olarak, bir sosyal sorumluluk gereği çok gübre kullanmayı değil “doğru zamanda, doğru miktarda” öneriyoruz çiftçilerimize… Doğru ve dengeli gübreleme, o araziden alacağınız kalite veverimin kat kat artmasını sağlayacaktır. Bu “doğru”lara ulaşmanın yolu ise özellikle, toprak analizi yapmaktan geçiyor. Bu sayede oradaki toprağın eksikleri ve fazlalıkları tespit edilerek uzman ziraat mühendislerimiz tarafından bir “toprak reçetesi” sunulabilir.
Burada GÜBRETAŞ’ın ar-alanındaki ge birikimiyle geliştirdiği bitkiye ve bölgeye özel gübrelere de dikkat çekmek isterim. Biz ekinden mısıra, patatesten fındığa pek çok ürün için geliştirdiğimiz özel gübreler alanında 25.5.10 formüllü Çay gübresi de geliştirdik. Bu gübre çaylıklarda kullanıldığında, yüksek bir verim ve kalite artışı elde edilmektedir. Bu da daha çok kazanç olarak çiftçilerimize yansımaktadır.
Çaylıkların gübrelenmesi konusunda GÜBRETAŞ ar-ge ekibinin ve ziraat mühendislerimizin önerilerini şu şekilde özetleyebiliriz:
Çaylıklara 3-4 senede bir, dekara 3-4 ton ahır gübresi verilmelidir.
Ahır gübresi budamadan önce verilmelidir.
Gübre çay ocaklarının arasına taç iz düşümü dikkate alınarak eşit kalınlıkta serilmeli ve hafif çapa yapılarak toprağa karıştırılmalıdır.
Yapılacak çapanın derinliği 5 cm'yi geçmemelidir.
Kimyasal gübreler çaylıklara toprak yüzeyine düzgün şekilde serpilerek uygulanmalıdır.
Düz alanlarda kurulu çaylıklarda gübreler, bitkinin taç iz düşümü dikkate alınarak, daire şeklinde bitki etrafına serilerek verilmelidir.
Meyilli alanlardaki çaylıklara da mümkün mertebe, gübreler eşit ve düzgün şekilde toprak yüzeyine serpilerek verilmelidir.
Dar teras yapılmış alanlardaki çaylıklarda ise gübreler, terasın iç ya da yukarı kısmına, toprak yüzeyine serpilerek uygulanmalıdır.
Gübrelemeden önce yabani otlar sökülüp çıkarılmalıdır.
Özellikle azotlu gübreler bir defada değil, birden fazla mevsim içinde dağıtarak vermelidir.
Gübreler hiçbir zaman çaylıkların üzerine serpilerek verilmemelidir. Bu şekilde yapılan gübreleme, çay bitkisinin yapraklarında zarar meydana getirmekte ayrıca, gübrenin büyük bir bölümü toprağa ulaşmadan, yağmurla yıkanıp gitmekte, bitki bu gübreden faydalanamamaktadır.

Çay sektöründe toprak analiz laboratuvarlarının sorunları ve çözüm önerileri nelerdir?
GÜBRETAŞ sektördeki ilk toprak analiz laboratuvarlarını 1985 yılında kurarak, bu alanda önemli hizmetlerde bulundu. O dönem Yarımca ve İskenderun’da kurulan laboratuvarlara ilaveten 2011 yılında İzmir’de bir toprak ve ürün analiz laboratuvarı kurduk. Üstelik Yarımca’daki laboratuvarımız uluslararası akreditasyona sahip ve bu alanda Türkiye’deki iki “referans laboratuvar”dan biri olma özelliğini taşıyor.
Bu laboratuvarlarımızla hem kendi ürünlerimizin kalitesini denetliyoruz, hem de toprak analiz konusunda çiftçilerden ve sektörden gelen taleplere cevap veriyoruz.
Laboratuvarlara getirilen toprak örneklerinin çoğunluğu zamanında usulüne uygun olarak alınmamaktadır. Oysaki gübreleme amaçlı toprak örnekleri bitkilerin ekim veya dikim zamanlarından önce alınıp analiz edilerek gübreleme programları olmalıdır. Bu nedenle GÜBRETAŞ bu konu üzerinde titizlikle durmuş, proje kapsamındaki toprak örnekleri uzman ziraat mühendislerimiz tarafından çiftçiyle birlikte usulüne uygun olarak çiftçi tarlasından alınmıştır. 
Toprak analiz laboratuvarlarının çoğunda makro element analizleri (su ile doymuşluk, pH, toplam tuz, kireç, elverişli P, elverişli K ve organik madde analizleri) yapılmaktadır.  Ülkemiz toprak özelliklerini göz önünde bulundurduğumuzda dengeli gübreleme programlarının yapılabilmesi için bu analizler yeterli değildir. Bunun için Ca, Mg ve mikro element analizlerinin de yapılması gerekmektedir. Çünkü ülkemizde yapılan çok sayıda araştırma sonucuna göre topraklarımızda K, Mg genellikle yeterli düzeyde olmasına rağmen bitki çeşidi, toprak özellikleri özelliklede K, Ca ve Mg arasındaki dengeye bağlı olarak potasyumlu ve magnezyumlu özellikle de potasyumlu gübreleme yapılması önerilmektedir 
Laboratuvar denetimleri artırılmalıdır. Referans toprak ve bitki örnekleri ile her yıl en az bir defa laboratuvarların analizlerinin doğruluğu test edilmelidir. Ayrıca laboratuvarların kullandığı cihazların her yıl kalibrasyonlarının yaptırılması sağlanmalıdır. Yanlış analiz ve gübre önerilerinden laboratuvarlar sorumlu tutulmalı ve bazı cezai yaptırım uygulanmalıdır.
Laboratuvarların mekân, donanım, eleman durumu ve günlük-aylık çalışma süresine göre analiz edebilecekleri maksimum örnek sayıları belirlenmelidir. Bu durumda laboratuvarların analiz yapmadan rapor yazmalarının önüne geçilebilir.
Eğitim konusu bu alanda da önemli… Laboratuvar elemanlarının her yıl toprak, bitki, su ve gübre analiz sonuçlarının yorumu ve gübre önerileri konusunda eğitime katılmaları zorunlu kılınmalıdır.

Kimyasal gübrenin toprağa ve çay bitkisine verdiği etkiden bahseder misiniz?
Bitkilerin sağlıklı büyümesi, bol ve kaliteli ürün verebilmesi için toprakta azalan besin maddelerinin, en az bitki tarafından topraktan alındığı miktar kadar toprağa geri verilmesi gerekmektedir. Bu da dengeli ve ekonomik gübre kullanımı ile sağlanır.
Gübrelemeye; gübrenin miktarı, zamanı ve şeklinin yanında bitki özellikleri, iklim ve toprak özellikleri de etki etmektedir. Toprak analizleri, çay bahçesinin ihtiyacı olan gübrenin saptanmasında yardımcı ve yararlı olur.
Tarım arazilerinde ve çay bahçelerinde kullanılacak gübre seçiminde en ekonomik yol toprak analizidir. Toprak analizi ile toprak içerisindeki bitkiye yarayışlı makro ve mikro bitki besin maddeleri (azot, potasyum, fosfor, Kalsiyum, magnezyum, demir, çinko, bakır, mangan, kireç ve organik madde),  miktarları belirlenir Böylece bitkide toksik etki yapacak kadar, aşırı gübre kullanımının da önüne geçilir.
Toprak analizlerine dayanmayan tek taraflı gübreleme bitki verimini ve kalitesini olumsuz yönde etkilediği gibi toprak özelliklerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Çay bitkisi pH 4,5-6 arasında optimum gelişme gösterir. Yapılan bir çalışmada çay topraklarımızın 20 yıllık bir süre içerisinde pH’sında önemli bir düşme ortaya çıkmıştır. Çay topraklarında 4’ün altına düşen pH’nın bitki besin maddelerinin üzerine olduğu kadar çay bitkisinin gelişmesi üzerine de olumsuz yönde etki yapması doğal bir sonuçtur. Çay topraklarımızda pH’nın önemli düzeyde ve istenmeyen şekilde azalmasının nedenlerinden biri tek ve yanlı şekilde ve bol miktarda Amonyum Sülfat gübresiyle çay topraklarının gübrelenmesidir. Çünkü Amonyum sülfat gübresi asit karakterli bir gübre olduğundan ve uzun süre bu gübre kullanıldığında toprak pH’sını düşürmektedir.
Toprağa verilecek kimyasal gübre miktarı toprak analizleri sonucunda belirlenmelidir. Son yıllarda Araştırma Enstitülerinin ve GÜBRETAŞ’ın yaptığı araştırmalar ve toprak analizleri sonucunda çay bahçelerinde kullanılacak en uygun kimyasal gübrenin 25.5.10 azot-fosfor-potasyum (N-P-K) terkibindeki kompoze gübre olduğu tespit edilmiştir.

Çaylıklarda gübre uygulama zamanı ve oranı hakkında bilgi verir misiniz?
Çay bitkisi kalsiyumu sevmeyen (kalsifüj) bir bitkidir. O nedenle gelişme ortamının asit tepkimeli olasını ister Ancak pH’nın 4 ‘ün altında olması da arzu edilmez. pH’nın 4 ‘ün altında olduğu koşullarda pH’yı kireçle değil hayvan gübresi vererek yükseltmek gerekir. Hayvan gübresi budamadan önce, 4-5 yılda bir, dekara 3-4 ton verilerek toprakla karıştırılması sağlanmalıdır..
Kimyevi gübreler ise bir den fazla mevsim içinde dağıtarak vermelidir. Çay bahçelerinde dengeli bir gübre olan 25.5.10 gübresi yıl içinde üçe bölünerek verilmelidir.  Birinci gübre, ürün miktarını artırmak için mevsim başında, kökler faaliyete geçmeden şubat/mart aylarında verilir. İkincisi, mayısta ocakları kuvvetlendirmek için verilir. Üçüncüsü, ürün artışı için temmuzda verilmelidir. 
Çay bahçelerine verilecek gübre miktarı toprak analiz sonuçlarına göre belirlenmektedir. Elde toprak analiz sonuçları yoksa çay bahçelerinde GÜBRETAŞ Toprak Analiz Laboratuvarının yaptığı çalışmalar neticesinde ortalama olarak dekara 70-80 kg 25.5.10 gübresi verilmesi uygun olmaktadır. 

Beğendim 0 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık