Çaykur'dan Güney Doğu çıkarması

Çaykur Türk çayını tanıtma çalışmalarına devam ediyor. Kaçak çay adı verilen yabancı menşeli çayların en çok tüketildiği bölgelerde yerli çay tanıtımı için çalışmalar yapan Çaykur'un bu kez durağı Diyarbakır ve Mardin oldu.

Çaykur'dan Güney Doğu çıkarması

Diyarbakır Cahit Sıktı Tarancı Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, Dicle Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Sabri Eyigün, İstanbul Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Çelik ile Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Çelik akademisyenler, davetliler ve vatandaşlar katıldı.

Program’da ilk olarak ‘yapraktan bardağa’ sinevizyonu ile Türk Çayın tarihi ve üretim aşamaları sempozyuma katılanlara anlatıldı. Sinevizyon gösteriminin ardından Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy bölgede tüketilen kaçak çayın zarına dikkat çekerek, "Bu çayların içerisinde yapılan tahlillerde olumsuz etkileri olabilecek birçok maddeleri görebiliyoruz. Biz çay iyidir diye kaçak çayı alıyoruz, içiyoruz ama farkında olmadan sağlığımıza zarar veriyoruz" dedi. Farkında olmadan sağlığımıza zarar veriyoruz. Aslen Trabzonlu olduğunu belirten Vali Hüseyin Aksoy, çocukluk yıllarında çay topladığını ifade ederek, "Özellikle sağlıklı çay üretimi insanımız açısından büyük önem taşıyor. Zaman zaman kaçak çay diye adlandırdığımız çayların belirli noktalarda güvenlik birimlerimiz yakalıyor ve işlemlerini yapıyor.

Vergi kaybı açısından önemli bir boyutu olmakla birlikte bizim hassasiyetle üzerinde durmamız gereken yönü insan sağlığı yönüdür. Çünkü bu çayların içerisinde yapılan tahlillerde olumsuz etkileri olabilecek birçok maddeleri görebiliyoruz. Biz çay iyidir diye kaçak çayı alıyoruz içiyoruz ama farkında olmadan sağlığımıza zarar veriyoruz. ÇAYKUR, diğer çaylarla da rekabet edecek şekilde kendini geliştirerek, buzlu çaydan beyaz çaya kadar birçok çay çeşidini piyasaya sürdü. Bu bakımdan ÇAYKUR’un ürettiği devletin tüm birimlerinin titizlikle durduğu en sağlıklı ürünün piyasaya sürüldüğü bir çayımız varken öncelikle bunu tercih etmemiz gerektiği kanaatindeyim. " dedi.

Kaçak çay zehirdir

Vali Hüseyin Aksoy’un ardından ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’da kısa bir konuşma yaparak katılımcılara Türk Çayı ile bölgede çok miktarda tüketilen ve kaçak çay olarak adlandırılan yabancı menşeli çaylar arasındaki bahçeden bardağa gelene kadarki bölümlerdeki farkları anlattı. Türkiye’de üretilen çayın son derece sağlıklı olduğunu belirten Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu: “Kar yağdığı için bizim çayımızda haşere barınmıyor. Haşere olmadığı için, bunları öldürmek için bir takım zehirli kimyasallar ki bunlara pestisit diyoruz, bunları kullanmıyoruz.

Dolayısıyla kuru sistem olarak üretilen çay, üretimin hiçbir safhasında suyla temas etmeden üretilen çay, demlendiği zaman suyla temas ediyor ve demlendiğinde de bu pestisitler, kimyasallar, insan sağlığı için çok zararlı olan unsurlar deme geçiyor, demden de vücudumuza alıyoruz. Hem kendimizin hem de çocuklarımızın geleceğini tehlikeye atıyoruz dedi. Bu çaylarda ayrıca birçok katkı maddesine ve boyar maddelere rastlandığı bilinmektedir.” Dedi. Sempozyumda akademisyen olarak katılan İstanbul Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Bilimler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Yusuf Çelik ile İstanbul Biruni Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fatma Çelik bilimsel değerlendirmeler ışığında kaçak çayın insan sağlığına verdiği zararları anlattı.

Sempozyumun ardından ÇAYKUR’a ait TIR, vatandaşlara çay ikramında bulundu. İkramın ardından Yaklaşık 50 vatandaşın katılımı ile ‘Çay içme yarışması’ düzenlendi. Yarışmada 2 dakika içerisinde en çok çayı içen vatandaş birinci olurken, çayın sıcaklığı nedeniyle yarışmacılar zor anlar yaşadı. Yarışmamın ardından sempozyumun Diyarbakır ayağı sona ererken burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, Altınbaş çayının markalarından bir tanesi olduğunu, bu çayın damak tadının, burada tüketilen kaçak çayın, kaçak çay diye adlandırılan Sri Lanka Seylan çayının damak tadına çok yakın olduğunu söyledi.

Sütlüoğlu, “Kaçak çayda olduğu gibi 3-4 dakika bekleterek hemen bardağa alınırsa aynı tadı yakalamak mümkün değil çünkü, çayın bünyesinde yer alan değerlerin suya geçmesi ve bu özelliği içenin hissetmesi mümkün olmuyor. Burada bir demleme farkı var. Çayı çok acele içmemek lazım. Değer vererek bekleyerek içmek lazım” dedi.

Çayın aynı zamanda bir kültür olduğuna değinen Sütlüoğlu, şunları söyledi:“Çay bir sosyal muhabbet aracıdır. Bunu Japonlar, Çinliler, çok daha uzun seremoniler ile içerler. Bizim Altınbaş çayımızı, dediğimiz gibi normal demleme süresinde demleyerek içersek, bölge insanının da arzu ettiği, beklediği, yadırgamadığı, hoşuna giden kaçak çay tadında bir çayı içmiş oluruz.”

ÇAYKUR çayının, dünyada üzerine kar düşen tek çay olduğunu vurgulayan  Sütlüoğlu, şunları söyledi: “Kış aylarında bizim karımız karın altında kalır. Biliyorsunuz kar sağlıktır. Kar lezzettir. Hem sağlığı hem lezzeti bizim çayımıza geçiyor. Kar yağdığı için bizim çayımızda haşere barınmıyor. Haşere olmadığı için, bunları öldürmek için bir takım zehirli kimyasallar ki bunlara pestisit diyoruz, bunları kullanmıyoruz. Dolayısıyla kuru sistem olarak üretilen çay, üretimin hiçbir safhasında suyla temas etmeden üretilen çay, demlendiği zaman suyla temas ediyor ve demlendiğinde de bu pestisitler, kimyasallar, insan sağlığı için çok zararlı olan unsurlar deme geçiyor, demden de vücudumuza alıyoruz. Bu kanserojen olan, kalp damar hastalıklarına sebebiyet veren akıl hastalıklarına sebebiyet veren, böbrek hastalıklarına sebebiyet veren bu zararlı maddeleri dolayısıyla bünyemize almış oluyoruz. Bizim çayımızda bunların hiç biri yoktur. Bizim çayımız yüzde yüz doğal bir çaydır. Hiçbir katkı maddesi yoktur. Pestisit olmadığı gibi, çayın çok demlenmesi, hızlı demlenmesi için kullanılan bir takım boyalar ve kimyasallarda yine bizim çayımızda bulunmaz. Yöre insanına, dünyanın en sağlıklı çayı olan ÇAYKUR çayını tüketmelerini tavsiye ediyoruz.

Çocuklarımızı, gelecek nesillerimizi bu unsurlardan korumamız gerekiyor. Batı çocuklar için pestisiti 0 olarak kabul ediyor, hiç kabul etmiyor. Kaçak çay adı üzerinde kontrolsüz giren bir çay. Nerede paketleniyor, içine ne konuyor neleri b arındırıyor, bunları hiç kimse bilmiyor. Tüm gıda maddelinde, özellikle ülkemizde üretilen ve bilenen markaların ürünlerini tercih edelim ki, bu zararlı şeylerden de kendimizi ve ailemizi korumuş olalım.”

 

 

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık