TÜRKİYE ‘DE İLK ÖZEL FABRİKA OLMAK

“Okumuş Çay Ailesi” olarak, 1984 yılı Aralık ayında çay sektörünün özel sektöre açılması ile birlikte, ilk yatırım teşvik belgesi alan firmalardan biri olduk. Bundan dolayı firma kurucumuz rahmetli Ali Okumuş ‘u saygıyla anıyoruz.

TÜRKİYE ‘DE İLK ÖZEL FABRİKA OLMAK

Türkiye’nin ilk özel firmalarından biri olan Okumuş Çayı tanıyabilir miyiz?

1985 yılı Nisan ayında fabrika temelini atıp yatırıma başladık.  Aynı yıl içerisinde kuru çay üretimi yapma başarısını gösterdik. 1985 yılında günde 25 ton çay işleyerek başlamıştık çay serüvenimize. Bugün Rize’de bulunan fabrikalarımızda 1 ad. 300 ton, 1 ad.100 ton olan toplam da günlük 400 ton yaş çay işleme kapasitesine ulaşmış durumdayız. Bu aynı zamanda 400 kişiye istihdam sağlamak anlamına gelmektedir.

 

Özelleşme kanunundan sonra ki süreçte firma olarak ne tür zorluklar yaşadınız?

Çay sektörünün geçmişteki durumuna ve bizim kurulma nedenlerimize göz atacak olursak, çay 1984 yılı öncesinde yalnızca devlet tekelinde üretim yapmaktaydı. 1985 yılında özel sektörün yaş çay işlemesine izin verildi. Bu çok büyük bir değişikliği beraberinde getirdi. Çayın özel sektöre açılması ile pazarda birçok fırsatların yanı sıra alışılmadık zorluklar da su yüzüne çıktı.

Henüz altyapısı hazırlanıp, belli esaslara oturtulmamış bir alanda buldu girişimciler kendilerini. Nasıl başa çıkacaklarını geçmiş deneyimlere dayanarak çözme olanağından yoksundular. Tümüyle inanç ve özveriye dayanan bir çalışma başladı. Bu yeni alanda başarılı olabilmek için kendini adama şeklinde var olmak gerekiyordu. İşte kurucumuz ve büyüğümüz Ali Okumuş bunu yaptı.

 

Fabrikanın kurulumunda ki süreçte çay makinelerinin Rusya ve Hindistan’dan temin etmenizin nedenleri nelerdir?

Sorunların başında yeterli miktarda kalifiye ve uzman elemanların bulunmaması, fabrikalarda kullanılan makine ve ekipmanların Türkiye de sadece MKE fabrikasında üretiliyor olması ve sipariş verildiğinde 2 yıl gibi uzun bir sürede teslimat yapılıyor olması geliyordu.  Bu gereksinimler seri üretime geçen işletmelerin olmazsa olmazı durumunda oldukları için aşılması gereken önemli bir engel oluşturuyordu.

Makine temininin yurt içinde sağlanamayacağı anlaşıldığında kurucumuz Ali Okumuş acilen makine alımı yapmak için Rusya’ya gitti. O dönemde komünizm ile yönetilen Rusya’ya gitmek kolay değildi. Çok zahmetli ve masraflı bir şekilde Rize’den İstanbul’a aktarma ile Moskova’ya en sonunda Batum’a,  gitmek gerekiyordu. Anlaşma sağlanınca da alınan makineler Kars doğu kapıya trenle geliyor, gümrük işlemi bittikten sonra da kamyonlarla Rize ye getiriliyordu.

            Bu zorluklar içerisinde bu İstanbul, Batum yolu izlenerek 1985 yılında Batum’dan bir adet odunla çalışan fırın, iki adet kıvırma ve bir adet rotervan olmak üzere ana makineler tedarik edildi. Sonra diğer makineler yerli olanaklarla yaptırılıp 1985 yılında 200 tona yakın ilk Kuruçay üretimi gerçekleştirildi. Bu üretim emeğin ve inancın kazanması demekti ve başta Ali Okumuş olmak üzere bu alanda çabalayanlara güç verdi.

İlk deneme üretiminden sonra kalan makine bağlantıları için Rusya’ya gidildiğinde dört adet fırın ve 20 adet kıvırma sipariş edildi. Yeterli fırın temini yapılamadığından 1986 yılında bir başka çay memleketi olan Hindistan’la bağlantılar kurma zorunlu hale geldi. Rize’nin bir köyünden kalkıp ilkokulu dahi okumadan İstanbul’a gidip bakkallık, kerestecilik ve inşaatçılık yaparak sermaye biriktiren Ali Okumuş, tek başına hiç yabancı dil bilmeden İtalya üzerinden Hindistan seyahatine çıkmış ve dört adet fırın siparişi vermeyi başarmış bir şekilde ülkesine geri dönmüştür.

            Bu arada beklenmedik şanssızlıklar ve zorluklarla da karşılaşıldı. 1987 yılı Nisan ayında Rusya’dan gelen makineleri Kars’tan almaya giden arabamız Çoruh Nehri’ne düşmüş ve araç içerisinde bulunan aile büyüğümüz rahmetli babam Mehmet Okumuş ile birlikte fabrika muhasebecimiz Dursun Ali Kömürcü hayatını kaybetmiştir. Kendilerine Allah tan rahmet diliyorum.

 

Güzel çay adını nereden almaktadır?                                                                                                                       

            Kurucumuz Ali Okumuş her zaman hedefini yüksek tutmuş ve Okumuş ailelerinin ticaret hayatının gelişmesi için yol gösteren olmuştur. Onun yanında yetişip yine teşvik ve desteği ile kendi işini kuran onlarca kişi vardır. Çay Sanayii işine girince de hedef olarak en iyi çayı yapan firma olmayı hedeflemiştir. Bundan dolayı üretimi markalaştırmak istedi ve “Güzel Çay” markasını seçti. O yalnızca ticari bir ürün yaratmak düşüncesinde değildi. “Öyle bir çay yapalım ki hastalar ve hasta ziyaretine gidenler Güzel Çay’ı istesin” dedi.  Halk sağlığına uygun bir lezzet sağlamayı amaç edindi.

 

   1985 yılı 3. sürgünde yapılan imalat ile günümüzde ki sürgünlerin kalitesi aynı mıdır?

  1985 te çay imalatına başladığımız zamanlar tarladaki çay kalitesi bugüne göre daha iyi bir durumdaydı. Geçen 30 yıla yakın bir sürede bölge sakinlerinin göç etmesi, bahçe bakımlarının düzgün yapılamaması, bahçe topraklarının havalandırılamamasına neden oldu. Bu durum yapılan gübrelemenin toprağa tam işlememesi ve dolayısıyla ürünün gerekli besin elementlerini alamamasına yol açtı. Bu sorun her ne kadar gençleştirme budaması ile giderilmeye çalışılsa da yeterli olmamaktadır. Kısacası toprağımız fakirleşmekte ve besleme gücünü günden güne yitirmektedir.

 

Ali Okumuş’un emaneti istenilen aşamaya geldi mi? Yoksa yenilenmelere çıtayı yükseltmeye devam edilecek mi?    

            Okumuş Çay Ailesi olarak kurucumuzun koyduğu hedeflerin birçoğunu gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Firmamız her zaman kendine ilk 5 firma arasında yer bulmuş ve çayla ilgili bütün gelişmeleri yakından izlemiştir. Hindistan, Sri Lanka, Kenya, Kore Ve Çin gibi çay konusunda uzun bir geçmişi olan ülkelerle yakın temastayız. Bu ülkelere araştırma ve inceleme gezileri yaparak çayları ile ilgili bilgilerimizi geliştirip Türk çayının artılarını eksilerini değerlendirmekteyiz. Böylece eksiklerimizi giderip, üstün yanlarımızı dünya çay piyasalarına anlatmayı ve Türk çayının dünya platformunda hakkettiği yeri almasını istiyoruz. Bunu başardığımızda ürünümüzün ihracatının artması ve daha yüksek fiyatlarla alıcı bulması için yolumuz açılacaktır.

            Hedefimiz önümüzdeki 3 yıl içinde önemli çay ülkelerinden Japonya ve Kore’ye Türk çay ihracatı gerçekleştirmektir. Okumuş Çay olarak 2014 yılında her zamanki hammadde alımının üzerinde bir alım yaptık. Böylece hedefimize doğru önemli bir adım atmış olduk.

 

Güzel çayın Türk çayına ne gibi katkıları olmuştur? Kendinizi marka olarak nerede görüyorsunuz?

 2014 yılı üretim sezonunun son bulmasıyla birlikte 2015 yılı için çalışmalara başlayacağız. 2015 yılının bizim için özel bir anlamı var. Firmamızın 30.kuruluş yılı olan önümüzdeki yılda etkinlikler düzenleyip, yenilenme çalışmalarının değerlendirmelerini tamamlayacağız. Marka bilinirliği ve ürün çeşitlerinin tanıtımını ve firma hedeflerini dağıtıcılarımız, tedarikçilerimiz ve tüketicilerimizle paylaşacağız. Sağlıklı ve lezzetli çayımızın daha fazla dünya insanı ile buluşmasını sağlayacağız.

          Türk Çayı gerekli kültürel uygulamalara uygun olarak yapıldığında dünyanın en kaliteli, hoş içimli ve aroması yüksek bir çay olma özelliği taşır. Bunun yapılabilmesi ilk etapta zor görünse bile bu uygulamalar yaşam biçimi şekline getirildiğinde zor olmadığı görülecektir.

            Bölgemizde aile başı ortalama 3000 metrekare çaylık alan bulunmaktadır. Özel kaliteye sahip bir çay elde etmek için bu alanın % 5 i kullanılabilir.  Her aile yaklaşık evinin yakınındaki 150 -200 metrekarelik bir arazinin bakımını bundan 40-50 yıl önceki gibi yaparsa çok farklı bir çay elde edebilir. Kendi evinde basit bir şekilde işleyip kuruttuğu bu kaliteli çay yaprağının sağladığı çayın çok güzel bir rengi olacak ve verdiği tat ve aromanın farkı hissedilecektir.

 

Bitkinin ihtiyacına cevap verecek olan gübrelemede nelere dikkat ediyorsunuz?

Özel üretim olarak organik gübre ve hayvansal gübrelerle beslenen, budaması çay orağı ile yapılan ve çayın tepe tomurcuğu halen üzerinde iken toplanan 2,5 ve 3,5 yaprak bu taze çaydan elde edilen bu çayın değerini siz belirleyeceksiniz. Dünyada bu yöntemlerle üretilen çayların toptan fiyatı 30 dolar ve üzerinde alıcı bulmaktadır. İnternete girerseniz bunun bir düş değil gerçek olduğunu görürsünüz.  “Örneğin Darjeling  Çayı” diye girin karşınıza çıkan fiyatları görün.  Hedefimiz çiftçilerle işbirliğine girmek sureti ile bu tip üretimleri gerçekleştirmektir.

 

Tüketicinin bilinçlenmesi adına Türk Çayı’na nasıl katkıda bulunulabilir?

            Günümüzde yasakçı uygulamalarla sonuç alınması mümkün değildir. Yalnız ülkeler arasında gelir farklılıklarından kaynaklanan durumlar için telafi edici vergilerin konulması doğaldır. Biz kendi çayımızın üstün özelliklerini ortaya çıkan çalışmalar yapmalıyız. Yurtdışı seyahatlerimizde ve uzmanlarla yaptığımız görüş alışverişimizde iyi bir şekilde işlenmiş Türk Çayının değeri Sri Lanka çayının fiyatının % 50 fazlasıdır. Sri Lanka uzmanları “biz sizin çayınızın aromasına hayranız, siz de bizim çayın rengine… %50 Türk çayı % 50 Seylan Çayı harmanı yaptığımızda Seylan çayını 4 dolara satarken Türk çayı karışımı olan karma çayı 6 dolara satarız” diye görüş bildirdiler. Bu demektir ki iyi bir Seylan çayı 4 dolarken iyi bir Türk çayı 6 Dolar ediyor. Ayrıca bu dediğimiz özel yöntemlerle işlenmiş bir çay değil sadece 2,5  -3,5 taze yaş yaprak imalat hatası olmayan çay için biçilen fiyat.

            Sonuçta kendi çayımıza güvenelim ve sahip çıkalım ve onu günümüz teknolojileriyle destekleyip, güzel özelliklerini vurgulayalım. Bir zamanlar neredeyse yoktan var edilmiş bu sektör ürünlerini dünyaya taşıyalım. Yalnızca biraz daha özveri, biraz daha inanç….

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık