“Organik çay üretimine önem verilmeli”

Türkiye Ziraatçılar Derneği Rize Şube Başkanı Müfit Akman, Doğu Karadeniz Bölgesi’nin tarımsal değerlendirmesini yaptı, çay sektörünün sorunlarına ve çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

 “Organik çay üretimine önem verilmeli”
  • 05 Mart 2015, Perşembe 12:19

Dünyada sudan sonra en fazla tüketilen içeceğin çay olduğu nu belirten Müfit Akman, Rize ve Doğu Karadeniz Bölgesinde 758.000 dekar alanda 203.000 üreticinin küçük aile işletmeciliği şeklinde çay üreticiliğini yaptığını belirterek, “Doğu Karadeniz’de çay her şey demektir. Yaşam biçimi ve tarımsal ekonominin can damarını teşkil etmektedir” dedi.

Sürgün dönemlerinin 20-22 gün de bitirilmesi sağlanmalıdır.

2013 yılı yaş çay kampanyası döneminde Çaykur tarafından uygulamaya geçirilen randevulu alım sisteminin çay sektöründe çok önemli bir uygulama olduğunu ve üreticiler tarafından benimsendiğini belirten Akman şöyle devam etti: “Ayrıca 1. Sürgün başlangıcında Çay bahçelerinde erken hasat eden üreticilere teşvik primi verilmesi uygulaması üreticiler tarafından erken hasat yapılmasını ve çaylıklarda kademe oluşmasına neden olmuş ve taze ürün toplanması sağlanmıştır. Çaykur bölgenin, sektörün ve üreticinin sigortası konumundadır. Üretilen yaş çay iklime bağlı olarak  yıllık  1 milyon 100 bin ton ile 1 milyon 250 bin ton arasındadır. Çaykur yaklaşık 650 bin ton yaş çay almakta ve yaklaşık 120 bin ton kuru çay üretmektedir. Çaykur çay sektörü ile ilgili uygulamaları yerine getirerek ülkemizde sürdürülebilir Çay tarımına, Çay sektörünün  gelişmesine, kaliteli ürün üretilmesine katkı sağlamaktadır. 2014 yılı yaş çay alımları Çaykur tarafından 26 Nisan 2014 tarihinde başlatılarak açıklanan fiyata 1.5 TL ek ödeme ile üreticilerin 2013 yılında olduğu gibi erken hasat yapmaları teşvik edilmiştir. Ancak sürenin kısa tutulması nedeniyle iç bölge üreticilerinin bu uygulamadan faydalanamadıkları görülmüştür. Bu nedenle verilen ek fiyat teşvikinde günlük azalan fiyat teşviki ile erken hasat toplama süresinin bir hafta 10 gün gibi bir süre olması tüm üreticinin az da olsa yararlanması ve kademe oluşumunun hayata geçirilmesi üreticiyi memnun edecektir. Kaliteli ürün üretmek için işletmelerde ön soldurma yapılmalı, Çaykur ve özel sektör tarafından kapasite artırımına gidilerek sürgün dönemlerinin 20-22 gün de bitirilmesi sağlanmalıdır.”

Sorunlar herkesi ilgilendiriyor

Müfit Akman, çay sektöründe yaşanan sorunların tüm sektörü bağladığını, yanlış uygulamalar sonucu üretici-işletmeci-pazarlamacı ve tüketicinin zarar gördüğünü söyledi. Çay sektörünün bir bütün olarak ele alınmasının sorunların çözümüne kalıcı çözüm bulunması açısından önemli olduğunu belirten Akman, “Çaykur ve özel sektör birlikte bu yükü taşımakta, aynı pazarlarda tüketiciye ürün sunmakta, aynı üreticiden ürün almaktadır. Yapılacak yanlış uygulamalar ülkeye, bölgeye, sektöre, tüketiciye ve üreticiye yansıyacaktır. Sektörde herkes sorumluluklarını yerine getirmelidir. Ülkemizde 1940’lı yıllarda başlayan çay tarımının ve üreticilerinin 1984 yılında özel sektöre açılmasından sonra gittikçe artan önemli sorunları bulunmaktadır. Bu sorunlar çay bahçesinden fabrikasına, üretiminden pazarlamasına ve ticaretine kadar geniş bir alanı etkilemektedir. Bu sorunların büyük bir bölümü Çaykur ve özel sektör ilgilileri tarafından bilinmekte, çözümü için konuyla ilgili çeşitli öneriler ileri sürülmektedir” dedi.

Müfit Akman şöyle devam etti: “Mevcut 758.000 dekar çay tarım alanlarının yüzde 65’i Rize, yüzde 21’i Trabzon, yüzde 11’i Artvin ve yüzde 3’ü ise Giresun-Ordu İlleri sınırları içinde yer almaktadır. Çay tarımı ile 203.000 üretici uğraşmakta ve üreticilerin yüzde 61’i Rize, yüzde 24’ü Trabzon, yüzde 9’u Artvin, yüzde 6’sı Giresun-Ordu İllerinde bulunmaktadır. Bölgede çay sektöründe yaklaşık 200’e yakın fabrika bulunmaktadır. Bunların 46’sı Çaykur 155’i özel sektöre aittir. Özel sektöre ait kapalı atıl birçok fabrika bulunmaktadır.

Çay Doğu Karadeniz için vazgeçilmez

2014 yılında yaşanan soğuk ve don olayı, olumsuz iklim şartları nedeniyle rekoltede düşüş yaşanmıştır. Çay, Doğu Karadeniz Bölgesinin coğrafi ve iklim yapısına uygun, bölge ekonomisi için vazgeçilmez sosyo ekonomik yönü olan bir bitkidir. Bölge insanının gelirini arttırmak ve göç olaylarının önüne geçebilmek için çay tarımı ve sektör sorunlarının çözümü için kısa ve uzun vadeli programlar hayata geçirilmeli, sürdürülebilir çay tarımı için çaya alternatif aramak yerine daha kaliteli yaş çay yetiştirilmeli ve kaliteli çay ürünleri tüketiciye sunulmalıdır. Bahçeden başlayarak kalite arttırıcı gelir arttırıcı projeler hayata geçirilmelidir. İşletmeler, yaş çay ürünü alımlarında çalışan personeli yıl boyunca daimi çalıştırmalı, bahçeler sürekli gözetim altında tutulmalı, yaş çay alımları uzman personeller tarafından gerçekleştirilmelidir. Organik tarıma geçiş, çay bahçelerinin yenilenmesi gibi istihdama yönelik projeler desteklenmeli. Doğu Karadeniz bölgesinde iklim ve coğrafi yapı dikkate alındığında üreticiler için çay temel ürün olup, ek gelir getirecek kivi, likapa, siyah üzüm, sera çiçekçiliği, stevia (şeker otu) yetiştiriciliği vb. gibi ürünlerin yetiştirilmesi tarımsal kaynakların ve alanların kullanılması açısından önemlidir.” Çay tarım alanlarının miras yolu ile küçüldüğünü ve ekonomik olmaktan çıktığını belirten Akman, çay bahçelerinin bölünmesi sonucu üreticinin gelirinin düştüğünü vurguladı.

Akman, sürdürülebilir çay tarımı için kalitenin birinci öncelik olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Çayımızın kalitesinin ve veriminin arttırılması, üretilen kuru çayın ihracat yapılabilir olması temel hedefler olmalı ve yaş çayın bakımı, hasat edilmesi, nakliyesi, fabrikalarda işlenmesi, muhafaza edilmesi, ambalaj ve paketlemesi, pazarlanması tüketiciye sunulması gelişigüzel bir şekilde olmamalıdır. Çayın bardağa gelinceye kadarki serüveninde kalite vazgeçilmez unsurdur. Çay sektöründe iyi tarım uygulamalarına geçilmeli, AR-GE çalışmalarına önem verilmelidir. 2014 yılında Çaykur tarafından üreticilerden alınmasına başlanan Tomurcuk çay ile Beyaz Çay üretimi yapılması çay çeşitliliği ve üreticiye ek gelir açısından çok önemli bir uygulama başlangıcıdır. Özel sektör tarafından da üreticinin gelirini artıracak uygulamalarda devreye sokulmalıdır.”
Kuru çay pazarlamasında yaşanan fiyat istikrarsızlığı ortadan kaldırılmalı, maliyetlerinin altında kuru çay satışının önüne geçilmeli, kalitesiz ürün piyasaya sunulmamalıdır. Uygun olmayan kuru çay satışı paketleyen firmalar bakanlık tarafından kamuoyuna açıklanmalı ve ürünleri toplatılarak ağır cezalar verilmelidir. Marka ve pazar payına sahip olan özel sektör firmaları, satış ve pazarlama sorunu olan firmaların üretmiş oldukları kalite standardına uygun çayları alarak oluşturacakları marka ve paketlerle pazarlama yoluna gitmelidirler” diye konuştu.

Akman “Ülkemizdeki çay bahçelerinin çoğunluğu 50 ila 70 yıllık yaşta olup, çay bahçelerinin tamamına yakını tohumla tesis edilmiştir. Çay bahçelerinde yenileme çalışmalarının erkenci ve geç gelen bahçeler şeklinde yeniden tesis edilmesi yenileme çalışmaları makineli tarıma uygun olarak başlatılmalıdır.
Projeler hem bölgeye yeni istihdam sağlamalı hem de yenilikler sayesinde üreticinin geliri arttırılmalıdır. Doğu Karadeniz bölgesinde tarımsal hayat devam edecekse Çay Bahçelerinin yenilenmesi ve ıslahı projesi üreticilerin gelir kayıpları karşılanarak başlatılmalıdır” diye konuştu.
Çay tarımında zamanla verimli alanların dışına çıkıldığını, belirli dönemlerde çay tesisi yasaklanmış olmasına karşın, üreticilerin kaçak olarak yeni çaylıklar yaptıklarını belirten Müfit Akman, üreticileri buna yönlendiren en önemli faktörlerin ise kaçak alanlara zaman içerisinde getirilen aflar ve kırsal alanlardaki gelir düşüklüğü olduğunu söyledi. Akman, kırsal alanlardaki üreticilerin diğer bitkisel ve hayvansal üretim için desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Ar-Ge’ye önem verilmeli

Çay atıklarının değerlendirilmesi için Ar-ge çalışmalarına destek verilerek üniversitelerle iş birliğine gidilmesi gerektiğini vurgulayan Akman, şunları söyledi: “Çay bahçeleri ve doğa güzellikleri bölge turizminde kullanılmalı, reklam ve tanıtımlarla bölgeye ekonomik gelir sağlanmalı yatırımlar arttırılmalıdır. Gübrelemede uzun yıllardır sürdürüle gelen uygulamalar, çay topraklarının bilinçsiz gübrelemesi (Kimyasal gübre verilmesi) sonucu toprağa gereğinden fazla uygulanan azotlu gübre, üretilen çayda kalite bozulmasına, toprak ve çevre kirliliğinin artmasına neden olmaktadır.

Organik çay üretimi sektörün geleceği için önemli

Organik Çay üretimi sektörün ve bölgenin geleceği için önemli olup, destek verilerek geçiş sağlanmalıdır. Organik tarım ve uygulamaları son yıllarda dünyada öne çıkmış uygulamalar olup, ülkemizde de üretim alanları artmaktadır. Ülkemiz çay bahçeleri kuzey iklim kuşağında olması yanında üzerine kar yağması nedeniyle sağlıklı ve doğaldır.  Çay tarımında Organik çay üretimine geçilmesi çok önemli ve gereklidir. Tarımda kimyasal gübre kullanılarak yapılan üretime konvansiyonel üretim denilmektedir. Kimyasal gübre, sürekli kullanıldığında toprak yapısını bozmaktadır. Çay bölgesinde uzun yıllar kimyasal gübre kullanıldığı için toprak yapısında bozulma yaşanmakta ve topraktaki mikro organizmalar kaybolmaktadır. Kimyasal gübre kullanılmasından dolayı yer altı sularımızda aşırı kirlenmeler oluşmaktadır. Bu nedenle Organik Tarım ve Çay üretimine geçilmelidir. Ayrıca organik uygulamalar dünyada öne çıkan uygulamalardır. Ülke olarak Organik çayımızın üretimini artırarak bütün dünya pazarlarında söz sahibi olabiliriz.

Türk çayının bir dünya markası olması hem ülkemize hem de çay üreticisine çok büyük gelir sağlayacaktır. ÇAYKUR tarafından yürütülen ve en büyük Organik tarım havzası olacak olan çaylıkların Organik çaya dönüştürülmesi projesine üreticilerimiz ve ilgili herkes sahip çıkmalıdır. Organik ürün desteklemeleri Bakanlık tarafından yasal düzenleme yapılarak havza bazında, ürün ve alan bazında üretici desteklemeli ve teşvik edilmelidir.
Ülkemizde ekolojik dengenin korunarak, tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması, tüketiciye güvenilir, kaliteli ürünlerin sunulması, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak amacıyla organik ürünlerin üretimi ve tüketiminin yaygınlaştırılarak, organik tarımsal üretim tabana yayılmalı, pazarlamada; sektörün paydaşları tarafından öncelikli hedefler arasında olmalıdır.

Sonuç olarak Dünya nüfusunun yaklaşık 8 milyar olduğu düşünülürse Tarımsal üretim vazgeçilemez bir ihtiyaçtır. Doğu Karadeniz bölgesinde tarım alanı olabilecek topraklar kıttır. Ülkemiz ekonomisinde önemli yeri olan Doğu Karadeniz Bölgesinin vazgeçilmez ürünleri çay ve fındık desteklenmesi gereken, katma değer ve istihdam yaratan önemli bir sektördür. Doğu Karadeniz Bölgesinde çay ve fındık üretimi devam ettirilmeli, çay ve fındıkta mamul ürünlerin üretimine yatırımlar arttırılmalı ve pazarlanmasına önem verilmelidir. Unutmayalım ki çayın ve fındığın alternatifi kendi doğal çayımız ve fındığımızdır.
 

En büyük sorun kaçak çay

Müfit Akman, çay sektörünün en büyük sorununun kaçak çay girişi olduğunu belirterek, “Ülkemiz çayı yüzde 145 gümrük vergisi ile korunmaktadır. Kaçak getirilen ve yakalanan çaylar imha edilmeli ve getiren firmalar teşhir edilmelidir. Çayımızı milli ürün kapsamında değerlendirerek üretici ve işletmeci desteklenmeli, diğer gıda maddelerinde olduğu gibi çayda KDV yüzde 1’e indirilmelidir” dedi.

Yasal düzenleme şart


Müfit Akman, 1984 yılında çıkarılan ve ülkemiz çaycılığını özel sektöre açan 3092 sayılı Çay Kanunu’nun geçerli olduğunu hatırlatarak, şöyle devam etti: “Üreticilerin, işletmecilerin, pazarlamacıların ve tüketicilerin haklarını düzenleyen, piyasayı disipline eden bir kanuni düzenlemeye ihtiyaç vardır. 3092 sayılı kanuna ilave edilecek ek maddelerle yeni düzenlemeler yapılarak sektörün sorunlarına çözüm getirilebilir.  93/5096 sayılı kararname ile başlatılan ve halen devam eden budama projesi üreticilere çay bahçelerine bakım ve karşılığında maddi gelir sağlamaktadır. 1/10 olarak devam eden ve en fazla 20 cm olacak şekilde yapılan budama sayesinde çay bahçelerinde daha genç verimli sürgünler elde edilmektedir. Budanmış çay bahçelerinin kazılması, üreticinin toprakla bahçeyle buluşması sağlanmalıdır.”

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık