MUSTAFA KARALİ ROPÖRTAJ'ı

MUSTAFA KARALİ ROPÖRTAJ'ı

Mustafa Karali’yi tanıyabilir miyiz?

Rize Güneysu’da doğdum. Çay bahçelerinin arasında geçti çocukluğum. Yeşilin her tonunu bulabileceğiniz Rize’mizin doğal ortamında, doğayla iç içe yaşayan şanslı insanlardanım diyebilirsiniz. Etrafı çay bahçeleriyle çevrili olan, çocukluğunu bu bahçelerde koşup oynarak geçiren bizlerin akıllarının bir köşesine yer etmiş olmalı ki, geleneksel lezzetimiz çayı, devletin özel sektöre çay üretimi izni vermesiyle birlikte üretmeye başladık. Karali ailesi olarak kardeşler el ele verdik ve bir aile şirketi olan Karali Çay’ı bugünlere taşıdık.

Fabrikaları kurmadan, yani yola çıkmadan ne yapacağımıza iyi karar vermemiz gerekiyordu. Çok ürün satmak mı, yoksa kaliteli ürün satmak mı istiyorduk? Hedefimiz ne olmalıydı? Marka yatırımımızı hangi yönde yapacağız? Geleceği nasıl şekillendireceğiz? Bütün bu soruların cevapları oturduk düşündük. 1991 yılında Karali Çay’ın marka tescilini yaptırdığımızda artık birçok şey netleşmişti. Sorulara cevap bulmuş, yola koyulmuştuk. En önemli düsturumuz ise Karali Çay’ın ‘Kalite’ sözcüğüyle birlikte anılması konusundaki hassasiyetimiz olmuştu.

1993 yılında Karali Çay bünyesine ilk fabrikayı satın alarak hedef büyüttük. Çok sıkı yürüttüğümüz Arge çalışmalarıza paralel olarak yatırımlarımız sürekli artarak büyüdü.

Çay üretimine nasıl karar verdiniz?

Biz Çay’dan önce bölgemizde gıda ve inşaat işleri ile meşgul oluyorduk. Kendi ürünümüz olan, bölgemizde üretilen ve iç içe olduğumuz bu ürünle yola çıkıp üreticiden tüketiciye köprü olmak istedik. Bunun mücadelesine giriştik. Elbette zor süreçler yaşadık.

1993 yılında Karali Çay bünyesine ilk fabrikayı satın alarak hedef büyüttük. Çok sıkı yürüttüğümüz Arge çalışmalarımıza paralel olarak yatırımlarımız sürekli artarak büyüdü.

Karali Çay’da aile dışında ortaklar da var mı?

Hayır. Aile dışında bir ortağımız yok. Biz Karali kardeşler olarak işlerimizi başarıyla yürütüyor ve geliştiriyoruz. Aramızda yaptığımız iş bölümü ile her birimiz kendi alanında başarıyla işleri yürütüyor.

Sadece Rize’de çay bahçelerinin üzerine kar yağar. Çay bitkisinin üzerine yağan bu kar bitkinin üzerinde oluşabilecek her türlü zararlı haşereleri ve etkenleri öldürür. Bunun doğal yolla olması çok önemli. İşte bu yüzden Rize’deki çaylar kalitelidir ve doğaldır.

Çay’ın Türkiye’ye geliş öyküsü nasıldır?

Türkiye’ye çay Rusya’dan 80 yıl kadar önce çayın tohumu getirilerek başlatılmış. İlk olarak Yalova bölgesinde bir çalışma yapılmış. Fakat istenilen sonuç tam olarak alınamamış. Daha sonra Rize bölgesinde denemeler yapılmış ve başarılı sonuçlar alınmış. Bunun üzerinde bu bölgede çay üretimi hızlanmaya başlamış.

Çay’ın bu bölgede başarılı olmasının en önemli özelliklerinden birisi şudur; Dünyanın nerdeyse hiçbir bölgesinde çay bahçelerinin üzerine kar yağmaz. Sadece Doğu Karadeniz bölgesinde çay bahçelerinin üzerine kar yağar. Çay bitkisinin üzerine yağan bu kar bitkinin üzerinde oluşabilecek her türlü zararlı haşereleri ve etkenleri öldürür. Bunun doğal yolla olması çok önemlidir.. İşte bu yüzden Rize’deki çaylar kalitelidir ve doğaldır. Örneğin Ekvatora yakın ülkelerde çay bitkilerinin üzerinde 21 gün sonra böceklenme başlar. Eğer zirai ilaç kullanmazsanız böcek bitkiyi yer, bitirir.

Rize’de doğal ortamın ısısınında da çay üretimine çok uygun olması kalitesine olumlu etki yapıyor diyebiliriz. Çay ülkemizde Rize’nin dışında Giresun, Trabzon ve Artvin civarlarında da üretilmektedir.

Karali Çay’ın 1991 yılında marka tescilini yaptırdığımızda artık birçok şey netleşmişti. Sorulara cevap bulmuş, yola koyulmuştuk. En önemli düsturumuz ise Karali Çay’ın ‘Kalite’ sözcüğüyle birlikte anılması konusundaki hassasiyetimiz olmuştu.

 

Türkiye’de üretilen Çay yerli tüketim ihtiyacına cevap verebiliyor mu? Ülkemizde Çay ithalatı var mı?

 Türkiyede yeterli derecede çay üretiliyor. Türkiye’de üretilen Çay yerli ihtiyacın tamamına cevap verebilecek düzeydedir.

Buna rağmen zaman zaman ülkemize resmi olmayan yollardan sokulan kaçak çaylar sektörün en büyük sorunu haline gelmiştir. Bu durum bir yandan üreticileri zor durumda bırakırken, diğer yanda sanayiciler ve tüketicilerde bundan çok olumsuz etkilenmektedir. İçeriği ve kalitesi şüpheli bu kaçak çaylar ülkenin ekonomisine zarar vermekle kalmıyor, insanların emeğine hatta sağlığına dahi zarar vermeye başlıyor.

Çay sektöründe rekabet ve mevzuat anlamında değerlendirdiğinizde, eksik ya da yanlış bulduğunuz yönler var mı? Adil rekabetin tesis edilmesi ve piyasanın daha da gelişmesi anlamında mevzuatsal anlamda ne tür düzenlemeler yapılabilir?

Mevzuat konusundaki en büyük eksiğimizi kaçak çaylarla olan mücadele görüyorum. Bu konuda maalesef çalışan aktif bir birlik yok. Çay borsası var. Çay borsası da bu konularda üretici ve sanayicinin beklentilerine tam olarak cevap veremiyor. Kaçak çayı disiplin altına alacak makam elbette ki hükümetlerdir. Hükümetin de bu konuda çalışmaları zaten var. Ama bu konu hükümete gelene kadar ki aşamalarda kendi içinde küçültülmelidir. Üretici tarlasında ürettiği ürüne sahip çıkmalıdır. Tüketici içtiği çayı denetlemelidir. Sadece ucuz diye kalite standartlarına bakılmaksızın kaçak, sağlıksız ürünler tüketmek doğru değildir. Kaçak çay konusunun çözümünde bu konuda aktif olan üreticiden tüketiciye kadar olan aşamada söz sahibi kişi ve kurumların harekete geçmesi ve sorumluluk alması gerekiyor. Bindiğimiz dalı kesersek hepimiz aşağı düşeriz.

Karali Çay’dan bir yudum alan insanımızın yüzündeki mutlu bir gülümsemedir bizim iddiamız. Bu iddiamızdan hiçbir zaman taviz vermedik. Aslına bakarsanız böyle bir iddiada ciddi olabilirseniz tüketici zaten sizi alıyor her gün biraz daha yükseğe taşıyor.

Karali Çay’ın sektördeki yeri ve iddiası nedir?

En başta da söylediğim gibi Karali Çay olarak iddiamız Kalitedir. Şu kadar kilo çay sattık. Şu kadar ciro yaptık şeklinde abartılı ibarelerden kaçınmak gerekiyor. Karali Çay’dan bir yudum alan insanımızın yüzündeki mutlu bir gülümsemedir bizim iddiamız. Bu iddiamızdan hiçbir zaman taviz vermedik. Aslına bakarsanız böyle bir iddiada ciddi olabilirseniz tüketici zaten sizi alıyor hergün biraz daha yükseğe taşıyor. Bu size büyümeyi de, yüksek ciroları da, gelişmeyi de beraberinde getiriyor. Karali Çay bugün Türkiye’nin en saygın ilk beş firması arasında gösteriliyorsa bunun sebebi bahsettiğim o yüzlerdeki gülümsemedir.

Elbette teknoloji yatırımlarına, yoğun Arge faaliyetlerimize aralıksız devam ediyoruz. Gelişen teknolojilerden yararlanmak, her geçen gün daha kaliteli ve hijyen ortamlarda ürünlerimizi üretmek ve tüketicinin talepleriyle buluşturmak için çalışıyoruz.

Türkiye’nin önemli illerinde bölge temsilciliklerimiz var. Türkiye genelinde etkin bayi ağımız var. Ekiplerimiz sürekli olarak bayiler, tüketiciler üzerinde çalışmalar yapıyorlar.

 

 

Teknoloji kullanımında Karali çay modern teknolojiyi kullanıyor mu? Çay konusunda ülkemizde teknoloji kullanımı ne düzeydedir?

Teknoloji kullanımı konusunda elbette biz de dünyadaki tüm gelişmeleri izliyoruz. Gerektiğinde yeni yatırımlar yapıyoruz. Çay üretimi zaten çok teknoloji gerektirmiyor,  daha çok mekaniktir.  Üretiminizi teknoloji ile desteklemek de önemli elbette. Üretim aşamalarının belli bölümlerinde verimli kullandığınız teknolojik sistemler çayın daha standart ve kaliteli üretilmesine olanak sağlıyor.

Çay konusundaki teknoloji kullanımında Türkiye bir numaradır diyebilirim. Gerçekten bu konuda teknolojiyi en iyi ve verimli kullanan ülke Türkiye’dir. Fakat Türk Çayı’nın dünya markası olabilmesi için ciddi anlamda dünyaya açılması gerekiyor.

Karaali Çay’ın ürün yelpazesi hakkında bilgi verir misiniz?

Karali Çay, öncelikle siyah dökme çay’da hatırı sayılır bir üretime sahiptir. Bunun yanında Organik dökme çay, süzen poşet ve demlik poşet olarak da üretim yapılmaktadır.

Bitki çayları, meyve çayları ve bunların karışımlarından elde edilen farklı çaylar da üretilmektedir.

Ürün gamınıza kısa vadede yeni ürünler eklemeyi planlıyor musunuz? Türk tüketicisine bu anlamda müjdeleriniz olacak mı?

Karali Çay özellikle aromatik çaylarda Pazar payını büyütmeyi amaçlıyor. Bu konuda ürettiğimiz özellikle Kuşburnu, Form çayı, Earl Grey, Ada çayı ve Yeşil çay tüketicilerin çok beğenisini kazanan çaylarımız. Bu konuda çok sevindirici geri dönüşler alıyoruz.

Yeşil Çay’a ilgi her geçen gün artıyor..

Evet Yeşil çayı ülkemizde Çaykur üretiyor. Özel sektörde de olsa da Türkiye’de çok büyük bir Pazar olmadığı için ağırlık verilmiyor.  Türkiye’de de Yeşil Çay’ın pazarı gün geçtikçe büyüyor. Önümüzdeki yıllarda özel sektöründe Yeşil Çay konusunda üretim yapacağını düşünüyoruz. Bizim de bu konuda Arge çalışmalarımız devam ediyor ancak biz ağırlıklı olarak Organik Çay ile ilgileniyoruz.

2000 yılında başlattığımız Organik Çay Tarımı konusundaki araştırmalarımızı 2005 yılında Organik Çay Tarımı iznini alarak ileri noktaya taşıdık. Bu iznin Türkiye’de ilk olarak Karali Çay tarafından alınması ise bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır.

Karali Çay'ın kullandığı pazarlama kanalları ile uyguladığı pazarlama stratejileri hakkında bilgi verir misiniz?

Karali Çay özellikle ev dışı çay tüketiminde Türkiye’nin en büyük markalarından biri. Kahvehanelerde, Otellerde, şirketlerde, Restoran ve kafelerde Karali Çay büyük bir talep görüyor ve tüketiliyor. Tabii bizim büyük bir avantajımızda Çay Kazanı üreticisi olmamız. Türkiye’nin en kaliteli çay kazanlarını üretmeye çalışıyoruz. Bu konuda tüketicinin en büyük tercihi olmaktanda memnuniyet duyuyoruz.

Marketlerde ise Karali Çay Türkiye genelinde nerdeyse her noktada bulunan ulusal bir çay markasıdır. Dağıtım ağımız oldukça geniştir. En büyük marketlerden küçük bakkallara kadar her yerde olmaya büyük çaba gösteriyoruz.

Organik çay konusunda Karali Çay iddialı mı? Organik Çay üretimine ne zaman başladınız?

Yurt dışında yaptırdığımız Pazar araştırmalarında ülkemizin özellikle dökme çaylar konusunda ki satış şansının çok az olduğunu gördük.  Bir de bu çayları Afrika, Hindistan, Çin gibi ülkeler ucuz işçilikten ve vergi avantajlarından kaynaklanan nedenlerden dolayı bizden daha avantajlı üretiyor. Türkiye’ye göre daha ucuza mal ediyorlar. Bu şartlarda doğal olarak dünya pazarına açılma şansınız da kalmıyor. Türkiye’de üretilen dökme çaylar dünya pazarında itibar görmüyor. Bunun üzerine ‘Ne Yapabiliriz?’ sorusuna cevap aradık ve incelemeler sonucunda önümüze gelen Organik Tarım ile ilgili proje ilgimizi çekti. 2000 yılında başlattığımız Organik Çay Tarımı konusundaki araştırmalarımızı 2005 yılında Organik Çay Tarımı iznini alarak ileri noktaya taşıdık. Bu iznin Türkiye’de ilk olarak Karali Çay tarafından alınması ise bizim için ayrı bir gurur kaynağı oldu. Böylece organik tarıma başlamış olduk. Japonya’ya, Almanya’ya ve Amerika’ya organik çaylarımızı gönderdik. Türk Çayı’nı Organik Çay ile birlikte dünya pazarında tanıtmak ve hak ettiği noktaya ulaştırmak için Karali Çay yoğun bir çalışma yürütüyor.

Karali Çay olarak Çay dışında başka alanlarda da faaliyetleriniz var mı?

Karali Çay, Çay dışında yine buna bağlantılı olarak Çay demleme Kazanları üretmektedir. Restoranlarda, Kahvelerde ve bir çok ev dışı tüketimlerde Çay demleme kazanları ve semaverler kullanılıyor. Biz bunlarında üretici firmasıyız. Türkiye’de ev dışı tüketim alanında faaliyet gösteren birçok firma Karali Çay kazanlarını kullanmaktadır. Beş altı yılı aşkın bir süredir bu üretimimizi devam ettiriyoruz. Karali Çay kazanları kendi alanındaki ürünler içinde en teknolojik, tasarruflu ve akıllı sistemlerle donatılmıştır.

Bunun dışında gıda sektöründe dört beş yıldır Zeytin üretmeye de başladık.  Buna da Zeytinin müşteri portföyümüze en yakın ürünlerden biri olduğunu düşündüğümüz için karar verdik.  Geleneksel Türk kahvaltısında Çay’ın yanına en çok yakışan ürünlerden biri de Zeytin’dir. Doğal olarak Zeytinle birlikte bunun yan ürünlerini de üretiyoruz. Zeytinyağı, Yeşil Zeytin, Dilimli Zeytin, Zeytin Ezmesi, Pastorize Zeytin vb. . Bu konuda da Çay’da olduğu gibi topluma hizmeti ön planda tutuyoruz. İşimizi büyük bir sorumluluk bilinciyle yapıyoruz. Tüketicimizi hem sağlıklı, hem çok kaliteli hem de hijyenik ürünlerle buluşturmanın gayreti içindeyiz.

 

Bir cümle daha söyleyecek olsanız..?

Karali Çay için de 2014 yılı atılım yılı olacaktır. Kendimizi sürekli yenileyip geliştiriyoruz. Kaliteden anlayan güzel insanlarımıza bir yudum gülümseme sunmak için Karali ailesi olarak var gücümüzle çalışıyoruz. Ayrıca Mübarek  Ramazan ayına girdik. Ülkemize hayırlar getirmesini diliyor, tüm İslam aleminin ramazan ayını kutluyorum. 

Beğendim 3 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık