Çayın siyasetle imtihanı

Çay o kadar çok seçim malzemesi oldu ki, üretici çay parasını alabilmek için şehre bir bürokratın gelmesini dört gözle bekledi. Evet çay bu bölgenin en önemli gücüydü. Bölge halkının en önemli geçim kaynağı olan bu ürün yıllar yılı sadece mitinglerden mitinglere değer gördü.

Çayın siyasetle imtihanı

     Hepimiz duymuşuzdur çayın ülkemize geliş hikayesini. Aslında gelme sebebini de çok iyi biliriz. Doğu Karadeniz'de göçü önlemek, insanları memleketlerinde tutacak, yerel halka geçim kaynağı olacak bir ürün oluşturulması için çay ülkemize geldi. Bunu yaparken dönemin yetkilileri ülkenin ileride dünyanın en büyük beşinci büyük çay üreticisi olacağını elbette tahmin etmemiştir. Bu tamamen yerel halkı bölgede tutmak için yapılan bir politikaydı. Yani çok açık bir şekilde siyasal bir hamleydi. İşte o günden bugüne çayın siyasetle mücadelesi hiç bitmedi. 

     Üretilen çay derelere, denizlere de döküldü çukurlar açılıp toprağa da gömüldü... Radyasyonlu çayla poz veren Bakan'da gördü, çay paralarını bir yıl ödemeyen yönetimde… Bu liste böyle uzayıp gider. Çay o kadar çok seçim malzemesi oldu ki, üretici çay parasını alabilmek için şehre bir bürokratın gelmesini dört gözle bekledi. Evet çay bu bölgenin en önemli gücüydü. Bölge halkının en önemli geçim kaynağı olan bu ürün yıllar yılı sadece mitinglerden mitinglere değer gördü. 

     Eskilerin bir tabiri vardır son zamanlarda da sıklıkla duymuşsunuzdur. “Eskiden bir kilo çay bir kilo zeytin alırdı, günümüzde zeytinin değeri çayı 10'a katladı” Şimdi bu sözden ne anlıyoruz? Zeytin mi çok değerlendi yoksa ülke yönetimine her dönem önder kişiler yetiştirmiş bu bölgenin ürünü olan çayın değeri mi düştü? 

     Evet buyurun sayın politikacılar yaşlılarımızın söylediği bu sözün içinden siz çıkın. Neden çay hep bir arada kalan ürün oldu? Neden tam anlamıyla bir aileyi geçindirebilecek ürün olamadı? Oysa ki dünyanın en çok çay tüketen ülkesiyiz. Dünyanın en büyük pazarı kendimizken koskoca bir devletin çay ihtiyacını bu bölge karşılıyorken, neden bu bölgede halen çay kalkınmaz…

Sene başından itibaren çay sektöründe beklenmeyen hareketlilikler yaşandı. Öncelikte belirtmeliyim ki Sayın Faruk Çelik'in Tarım Bakanlığı'na gelmesiyle birlikte, devletin çaya olan bakışı çok önemli derece değişti. Yıllar önce sektörün bin bir emekle hazırlayıp bakanlığa gönderdiği  “Çay Kanunu Taslağı” bakanlığın tozlu raflarında yerini almıştı. Yeni Bakanla birlikte çay kanunu için çalışmalar yeniden başladı. Bakan Çelik Rize'ye gelerek “Çay Sektörü Değerlendirme Toplantısı” yapıldı. Adeta Sayın Çelik çayı himayesi altına aldı. 

     Başka bir açıdan bakarsak en azından bakanlığın, ülkemizdeki çay tarımını artık bir sektör olarak kabul etmesini gördük. Beş yıl önce ki “Türk Çayı Markalaşma Çalıştayı'nda” bakanlık yetkilileri “Çay bir sektör değildir bunu böyle kabullenelim demişti.” Geçen beş yılda çayın bir sektör 
olduğunun kabullenilesi dahi güzel bir başarıdır. 

      Rize'de gerçekleşen “Çay Sektörü Değerlendirme Toplantısı” sonucunda bakanlıkta çay ve fındık daire başkanlıkları kurulacağı kararı alındı. Bu toplantının ardından Rize'de bir toplantı daha gerçekleşti. Şimdi iki toplantının da isimlerini peş peşe yazacağım ve yorum yapmaktan kaçınacağım. Yapmak istediğim sadece bir karşılaştırma.

     Birincisi Bakanlığın düzenlediği “Çay Sektörü Değerlendirme Toplantısı” ve diğeri Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlediği “Çaya ve Çaykur'a sahip çıkıyoruz” toplantısı. 

     Birinci toplantını sonunda Bakan Faruk Çelik şu açıklamayı yaptı “Bu bölgenin iklimi de coğrafyası da organik tarıma son derece uygun. O halde organik tarımla kaliteyi yakalamak, kaliteyi istediğimiz noktaya taşımak, daha sonra da pazarda göğsümüzü gere gere yer almak için çalışma gerçekleştirmek hedefindeyiz.” 

Diğer toplantı sonunda CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şu şekilde konuştu, “Organik çaya mutlaka geçilmeli. Aşama aşama geçilmeli ve bu Türkiye'deki çayın hem dünyada hem Türkiye'de daha sağlıklı, güvenli tüketilmesine yol açacaktır” 

     İki toplantıda da teşhis aynı reçete belli ancak halen çay sektörünün yarasına merhem olacak olan ilaç sürülmüyor. Siyası laf kalabalıkları arasında çayı heba etmeyin. 

Unutmayın çay bu bölgede her şeyden üstündür… Siyasetten bile… 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık