Pamela Luna Gonzalez'in kaleminden Meksika'da Çay

İlk bakışta Meksika ile Türkiye arasında bir alaka yok gibi görülebilir, fakat aslında iki ülke arasında düşünüldüğünden daha çok ortak nokta bulunur. Ben de sizleri ülkemizi tanımaya çağırıyorum.

Pamela Luna Gonzalez'in kaleminden Meksika'da Çay
  • 03 Aralık 2014, Çarşamba 17:05

Meksika, Amerika kıtasındadır ve Türkiye'den 12,000 kilometre uzaktadır. Her iki ülkenin de Atlantik okyanusu ile birbirlerine ortak bağı bulunmaz. Biliyoruz ki, Türkiye'deki tarih binlerce yıl öncesine uzanmaktadır. Aslında bizim de kökenlerimiz, şu an Türkiye'nin bulunduğu topraklarda yaşamış olan antik medeniyetlere uzanmaktadır. Meksika'nın da kendine has bir tarihi vardır; bu çok yeni bir tarih olmasına rağmen son derece önemlidir çünkü İspanyolların kıtaya gelişinden önceki kültürümüzle ilgilidir. Meksika'nın tarihi iki bölümde incelenebilir: İspanyol fetihlerin gelmesinden önceki tarih ve İspanyol fethinden sonraki tarih. Bir başka deyişle: İspanya öncesi Meksika ve koloni (sömürge) haline getirilen Meksika diyebiliriz. İspanyol öncesi Meksika tarihinin karakteristik özelliklerinden biri bitkisel bazlı tedavinin büyük önem taşımasıdır ve bu usül günümüze kadar gelmiştir.

Geleneksel olarak, Meksika demlenen içeceklerin ve bitki çaylarının aktif bir tüketicisidir.

 

Meksika’da çay kültürü

 

Meksikalıların her tür hastalığı tedavi etmek için mucizevi bir çözümleri bulunmaktadır: Papatya çayı. Bu çayla her şeyi iyileştirebiliriz, gerçekten her şeyi, mide ağrısından tutun kırık bir kalbe kadar ! Çok derinlere giden geleneklere bağlı olarak, gündelik diyetimizde

demlenen içecekleri ve bitkisel çayları kullanırız; hem Meksika yaşantısının bir parçası olarak, hem de iyileştirme amacı ile ...

Burda bir sorun ortaya çıkıyor. Meksikalılar aslında her çeşit yaprak, çiçek, bitki, ağaç kökü ve su ile demlenen içeceklere çay derler. Oysa, profesyonellerin bildiği gibi gerçek çay ile, diğer demlenebilen materyal arasında fark bulunur. Bunun sebebine gelince, Meksika'da

çay kültürü yenidir, pazar da yenidir, bu yüzden "çay" terimi burada biraz belirsizdir. Türkiye'de ise çay kültürü yüzlerce yıl öncesine uzanmaktadır; Burada, Meksika'da çay pazarımız yeni olsa da kahveye bir alternatif olarak çay türlerini denemeye çok heveslidir.

 

Çay pazarı

 

Sadece 15 yıl önce Meksika'da ilk çay salonu "La Magia Del Te" adı ile açıldı, bu salon Mexico City'nin çokgösterişli komşu kentlerinden birinde açılmıştı. Başlangıçta işler pek kolay gitmedi. Meksika pazarında çay tüketimi nerdeyse yok denecek kadar azdı. Böylece işe ilk başlayanlar ürünün reklamı ve halkamal edilmesi   ile çok uğraştılar. Aradan yaklaşık 20 sene geçtikten  sonra sonuçları almaya başladı, artık Meksikalılar çaya büyük bir ilgi gösteriyorlar, öncelikle Kamelya çayı ve sonra iğer bitkisel çaylar. 2008'den günümüze kadar Meksika da çayın popülerliği çarpıcı bir şekilde arttı. Tahminimizce, 1890 yılı ile mukayese edersek, ülke çapında "gerçek" çay tüketiminin %16,7 dartması hedeflenmekte. 2013-2006 tarihleri arasında 8 ton çay tüketilirken 2018 için 1 ton düşünülmekte. 

Elbette bu rakamlar yılda 100 bin ton çay tüketilen Türkiye ile kıyas kabul etmez, ama unutmayın ki bundan 20 yıl önce bizler Meksika'da sadece tarçın ve papatya demlemesini     biliyorduk.

 

Meksika’da çay

 

Burada önemli bir şeyi belirtmem gerekir. Meksika, Kamelya çayı üretmez. Dolayısı ile, bütün çay İngiliz kökenli Twinings markası ile ithal edilir, Meksika'da siyah çayı dağıtan önde gelen markadır bu. Çayın kahve ile hemen hemen aynı şartlarda büyüyebildiğini biliyoruz. Nerde kahve büyürse, orda çay da yetiştirilebilir. Ülkenin güney doğusundaki, Chiapas eyaletinde çok büyük kahve üretim çiftlikleri vardır ve ihraç etmek üzere yüksek kalitede kahve üretirler.  (Finca Hamburgo, Finca Argovia, Finca Irlanda) Meksika'da bazı firmalar çay üretimini denediler ve başarılı sonuçlar da aldılar; yine de, Meksika'nın Türk çayını pazara bir alternatif olarak sunabilecek kadar kapasitesi ve alt yapısı bulunmamaktadır. Amerika kıtasında; ABD, Peru ve Arjantin gibi ülkelerde küçük çaplı çay üretim tesisleri bulunur ama bunların üretim kalitesinin doğu kökenli çaylar ile aynı olduğu söylenemez.

 

Meksika ne istiyor ?

 

Meksika'da hala en popüler demlenebilir içecekler papatya ve nane kökenlidir, bunu siyah ve yeşil çay takip eder. Her iki çay türünün de sağlığa olan faydaları reklamlarla duyurulduğu için tüketimleri artmıştır. Bugünlerde Meksika'da tüketimi artan bir başka çay türü ise çeşitli baharatlar ve süt içeren Hind yapımı "Chai" çayıdır. Günden güne daha fazla kafede müşterilere Hind yapımı siyah çay teklif edilmekte ve sunulmaktadır. Bunun anlamı şudur: eğer Meksika'da "Chai" çay istediğinizi söylerseniz size Hind usulü siyah çay getirirler. Günümüzde Meksika'da çay ve ıhlamur tüketimi için aktif bir pazar bulunmaktadır; bunun ispat ise Meksika'nın büyük şehirlerinde çeşitli markaların halka çay, kahve ve bitkisel bazlı içecekler sunmasıdır: Starbucks (ABD), The Coffee Bean & Tea Leaf (ABD) Teavana (ABD), Dilmah (ABD), Italian Coffee Factory(Meksika), Punta del Cielo (Meksika), Kousmichoff (Fransa).  Halen  %100 Meksika kökenli bir satış zinciri olduğu söylenemez ama yakın bir gelecekte olabilir zira Meksikalılar ithal edilen çeşitli ürünlere açık olduklarını  çayın ülkeye giriş zamanlarında göstermişlerdir.

 

Meksika’da Türk Çayı

 

Şimdi milyon dolarlık soruya geldik:

                    

Meksika'da Türk çayı  bulunur mu?

 

Cevap, hayır.  Çay pazarının kurulduğunu ve aktif  olduğunu söylemiştim, ama Meksika da Türk usulü çay hazırlama hala bilinmez. Burada sadece Türk konsolosluğundakiler ve bazı

Türkler bunu bilirler ve zaten Türk çayının ithalatı kişisel tüketime yetecek kadardır. Çayın Meksika'da çok tutulduğunu bildiğimiz için, yakın zamanlar da, yeni bir tüketim yolu olarak Türk çayını pazara sürme konusu gündeme geldi. Bu amaçla Mexico City'de bazı kahve satıcıları eşi görülmemiş bir yakınlıkla kendilerine gelen teklifleri kabul ettiler; zira bunun büyük biri iş koluna dönme ihtimali vardı ve menülerine Türk çayını katmaya hazırdılar.

Müşteriler de çayın tanıtımından çok etkilenmişlerdi. Meksika'da hiç bilinmeyen "ince belli bardak" ile sunmaktan tutun, Türk      çayının o kendine has tadına kadar her şey

onlar için yeniydi. Elbette, sunuma en çok ilgi  gösterenler Meksika'da yaşayan Türklerdi. Meksika'daki Türk varlığının  giderek artmaya başlaması da ayrı bir avantajdı.

Son beş yılda ülkede Türk nüfus günden güne artış kaydetmekte. Ayrıca, onlar sayesinde Türkiye'yi öğrenen ve giden Latin kökenli turistlerin sayısı da artmakta. Bunlara ek olarak, Türk çayı hazırlama tekniğinin ve çayın tadının tanıtılmasına hevesli büyük bir pazarımız olduğu söylenebilir. İşte böylece iki ülke, aralarındaki o kocaman okyanusa rağmen, ortak bir noktada buluşabiliyorlar ve bağlanabiliyorlar. Bu bağlantı Türk çayıdır. Artık projeye başladık ve durmak yok. Meksika, Türk çayından hoşlanacaktır. İçilen her yudumda Türkiye'den bir parça, Meksika'nın kalbine girecektir.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

yukarı çık